-H-
haal-I: Hâl,
durum, vaziyet.
h. , 772
h. -da,
198, 218, 312, 320, 440, 442, 584, 648, 776
h. -dan,
776
h. -ı,
128, 232, 280, 282, 314, 446, 576, 690
h. -ıma,
60, 232, 434
h. -ımı,
292, 442, 458
h.
-ımıza, 590
h. -ına,
166, 194, 532
h. -ında,
788
h.
-ından, 646
h. -ını,
94, 102, 236, 266, 314, 424, 428, 596, 604
h. -ıña,
236, 556, 574
h. -ıñda,
28
h. -ıñı,
672
h. -ları,
180
h.
-larıñ, 800
haal-II: Ben
(yüzdeki).
h. , 82
h. -ı,
530
haala-:
Beğenmek, hoşlanmak.
h. -anı,
396
h.
-anook, 734
h.
-anookmış, 142, 144
h. -ap,
272, 658
h.
-apdır, 500
h. -ardı,
692
h. -cak
mı, 424
h. -dı,
692
h. -dım,
224, 646
h.
-mayaan, 112, 658
h.
-mayaanñı, 214
h.
-mayaardı, 706
h. -maz,
272
h.
-mazdı, 420
h. -sa,
526, 740
h. -sın,
170, 464, 522
h.
-yaadım, 486
h. -yaan,
24, 190, 198, 272
h. -yaas,
132
haalam (<
haalı hem): Halı da.
h. , 130
haalan-:
Beğenilmek, hoşlanılmak, hoşa gitmek.
h.
-mayaan, 112
haalat: Vakit,
zaman, an.
h. -da,
100
haaldan düş-:
Güçten düşmek, gücünü kaybetmek.
h. d.- ,
776
haalı: Halı.
h. , 126,
132, 366, 428, 530, 548
h. -da,
268
h. -dı,
114
haalıçı:
Halıcı, halı dokuyan.
h. ,
266
haalııs:
Halis, katışıksız, saf.
h. , 78,
660, 768
haalsız:
Hâlsiz, güçsüz, mecalsiz.
h. ,
584
haam: Deri.
h. , 634,
686
h. -ına,
36
haam hıyaal:
Ham/kuru hayal, boş arzu.
h. h. ,
270, 440, 526, 646, 770, 786
haan-I:
1. Han, hakan. 2. Birine sevgiyle hitap ederken söylenen söz.
h. , 186,
188, 422, 496, 498, 642, 650, 736, 740, 742, 786
h. -a,
496, 498
h. -ı,
186, 292, 294, 494, 736, 744, 784
h. -ımız,
496
h. -ıñ,
100, 498, 736, 782, 784, 786, 788
h. -ıña,
498
h.
-ıñıza, 498
haan-II:
Sofra; genellikle tekerlek biçiminde olan, üzerinde yemek de yenilebilen ayaklı
hamur tahtası.
h. , 666
haana:
1. Mecra, yatak, yuva, hane, göz.
2. Kozanın bir parçası, gözü, hanesi,
yuvası (pamuk).
h. , 80
h. -a, 36
h. -anı,
396
h. -dan,
36
h. -sı,
596
h. -sın,
36
h.
-sından, 98
h. -sını,
394
haanım:
Hanım, bayan.
h. -lañ,
562
haanımaan:
Devlet, zenginlik, mal mülk.
h. -ımız,
176
haanlık:
Hanlık.
h. , 748
haantamaa:
Bir şey bekleme, beklenti içinde olma, umma.
h. , 216
h. -mı,
790
haar-I:
Diken.
h. , 442
haar-II:
Değersiz, aşağı, hor.
h. bol-: Değeri gitmek, gözden düşmek, 522, 600
h. et-:
1. Hafife almak, küçümsemek. 2. Hiçe saymak, görmezden gelmek, 8, 36, 194,
396, 424, 504, 764
haarla-:
Küçük düşürmek.
h.
-masın, 460
haarlan-:
Hiçe sayılmak, görmezden gelinmek.
h. -an, 220
haas: Çok,
pek, daha, iyice.
h. , 108,
126, 308, 342, 372, 382, 414, 420, 664, 668, 690, 712, 728, 732, 744
haasam (<
haas hem): Daha da, çok da.
h. , 326
haasıl:
Ürün, mahsul.
h. , 396,
414, 520, 616, 654, 656, 658, 660
h. -a, 664
h. -am,
658
h. -ı,
250, 396, 464, 522, 740
h. -ıñ,
38, 716
haasıllı:
Velût, verimli.
h. ,
398
haatııra:
1. Hatır. 2. Anı, hatıra.
h. , 420
h. -sın,
306
h. -sına,
256, 420
haatıırcem:
Sakin, dingin, telâşsız, endişesiz.
h.
bol-: Sakin olmak, endişelenmemek, 256, 554, 622, 686
haatır:
1. Hatır, gönül. 2. Saygı, hürmet.
h. -ı,
796
h. -ına,
106
h. -lı,
672
h. et-:
Hürmet etmek, saygı göstermek, 672
haayat:
Avlu, duvarla çevrilmiş bahçe.
h. -(d)ı,
548
h. , 178,
558
h. -lar,
178
h. -ları,
178
h.
-larıñ, 24
h. -lı,
266
haayın:
Hain.
h. , 766,
774, 796, 798
haayınlık:
Hainlik.
h. , 300
haayış:
İstirham, rica, temenni.
h. , 498,
702
h. -a,
534
h. -ı,
644
h. -ım,
484
h. -ıñı,
398
h. et-:
Rica etmek, 112
habar:
Haber.
h. , 10, 168,
300, 474, 560
h. -dan,
710
h. -ı,
62, 270, 570
h. -ım,
626
h. -ıñ,
300
h. -ları,
66
habar al-:
Haber almak, bilgilenmek.
h. a.- ,
112, 448, 646, 684, 798
habar ber-:
Haber/bilgi vermek, bildirmek, bilgilendirmek.
h. b.- ,
58, 208, 302, 744
habarçı:
Muhabir.
h. ,
300
h. -sı,
300
habardaar:
Haberdar, haberli, bilgili.
h.
bol-: Haberdar olmak, bilgisi olmak, 710
habar gat-:
Birine bir şey demek/söylemek.
h. g.- ,
698, 790
habarlı:
Haberli, haberdar.
h. , 62,
418
haç: Haç.
h.
-ından, 782
haçan: Ne
zaman.
h. , 112,
134, 206, 210, 326, 360, 412, 432, 446, 524, 598, 614, 686, 730, 734
h. -a,
740, 742
h. -da,
492
hak-I:
1. Doğru, gerçek, hak, hakikat. 2. Doğrusu.
h. , 38,
120, 364, 476, 500, 504, 508, 590, 690, 696, 700, 716, 746, 796
h. -dır,
420
h. -ı,
300, 572, 762, 778
h. -ım,
254, 318, 480
h. -ımı,
712
h. -ımız,
762
h.
-ından, 798
h. -ıñ,
62, 336
h. -ıña,
520
hak-II: Pay,
ücret, hak.
h. , 588
Hak-III:
Allah, Hak.
H. , 12,
684
hak ayt-:
Doğru söylemek.
h. a.- ,
592, 706, 746
hakda: Bkz
hakında.
h. , 44,
124, 142, 196, 202, 212, 214, 218, 232, 268, 298, 314, 402, 412, 414, 424, 442,
450, 454, 490, 564, 586, 706, 718, 728, 730
h. -dır,
442
h. -akı,
124
hak heşdeksiz:
Parasız pulsuz.
h. h. ,
686
hak hukuuk:
Hak hukuk.
h. h.
-sız, 718
hakııkat:
Hakikat, gerçek.
h. , 244,
386, 714
h. -a,
300, 410, 518, 520
h. -ı,
140, 446, 620, 696, 706
hakııkı:
Hakikî.
h. , 78,
320, 562, 796
hakında:
1. Hakkında. 2. Konuda, konusunda.
h. , 104,
208, 256, 386, 438, 442, 500, 512, 576, 644, 734, 744
h. -akı,
500
hakından çık-:
Hakkından gelmek, cezasını vermek.
h. ç.- ,
798
hakla-:
Ödemek, hakkını vermek, yerine getirmek.
h. !, 212
h. -ap,
8
h. -ğın,
12
h. -sın,
30, 540
h. -yaan,
256
haklı:
1. Hak eden, haklı. 2. Lâyık.
h. , 312,
412
haksız:
Parasız, ücretsiz.
h. , 566
hak söz:
Doğru söz.
h. s. ,
240, 302, 306, 384, 506, 510, 576, 600, 644, 710, 794
halaal:
1. Helâl. 2. Saf, temiz. 3. Gerçek, doğru, hakikî. 4. Kanunî.
h. , 30,
256, 320, 348, 504, 510, 520, 644, 664
h. -dır,
650
h. -ı,
646
h. -mı,
508
halaas:
Halâs, kurtulma, kurtuluş.
h. , 264, 266, 500, 794
h.
edil-: Kurtarılmak, 24
h. et-:
Kurtarmak, 48, 260, 348, 726, 754
halat:
Elbise.
h. , 604
halha: İşte.
h. , 268,
324
halııpa:
1. Usta. 2. Üstat. 3. Dost, ahbap, arkadaş.
h. , 72,
74, 358, 382, 668
h. -am,
300, 394, 758
h. -ama,
60
h. -anıñ,
58
h. -añ,
358
h. -sını,
692
halk: Halk.
h. , 360,
500, 752
h. -a,
144, 384, 622, 696, 716, 764
h. -am,
380
h. -ı,
384
h. -ım,
14, 470, 772
h. -ıma,
470
h. -ımıñ,
60, 120, 256
h. -ında,
484
h. -ını,
422, 780
h. -ıñ,
58, 60, 62, 136, 210, 360, 416, 466, 470, 718, 796
halka:
Halka, çember.
h. -a,
708
h. -sın,
276, 648
h. -sına,
478
halk komissarı:
Halk komiseri.
h. k. ,
778
hallaan at-:
Sallanmak, yalpalamak.
h. a.- ,
450
hallaanla-:
Sallanmak, yalpalamak.
h. -yaan,
456
hallaanlat-:
Sallamak.
h.
-(d)ıp, 356
halta:
Çuval, torba.
h. , 352
h. -amıñ, 740
h. -sını,
560
halt haltına çıda-: Harıl harıl çalışmak.
h. h. ç.-
, 604
halva:
Helva.
h. , 580
h. -anı,
578, 580
hamaala:
Sanki, sözde, güya.
h. , 126,
162, 422, 428, 448, 552, 600
hamaana: bkz.
hamaala.
h. , 542, 720, 772
hamıırmaaya:
Maya, hamur mayası.
h. -sı,
96
hamıır yuğur-:
Hamur yoğurmak.
h. y.- ,
560
hammaam:
Hamam.
h. , 666
h. -dan,
768
hancar:
Hançer.
h. , 126,
146, 586
h. -ı,
576
Hanğulı:
Kişi adı.
H. , 656, 660, 662, 664, 666
Hanhovuz:
Göl/yer adı.
H. , 530,
658
hanı-I:
Hani, nerede.
h. , 26,
108, 186, 402, 548, 574, 582, 696, 722, 726
hanı-II:
Hadi, haydi.
h. , 628,
744, 770, 780, 786
Hanoy: Yer
adı.
H. -da,
190
hapa: Pis ve
bulanık su; çirkef.
h. , 450
haraaba:
Enkaz, harabe, yıkıntı.
h. -anı,
26
h. -lañ,
24
haraam:
Haram.
h. , 362
h. -mı,
508
h.
bol-: Haram olmak, 28
haraap:
Harap, perişan, yorgun, bitkin.
h. , 596
harasaat: Fırtına.
h. , 558
haray:
Yardım.
h. et-:
Yardım etmek, 388, 764
harbıı:
1. Askerî. 2. Savaş.
h. , 710,
760, 772, 784, 792
h. -dı,
704
harbıı kasam:
Askerî yemin, asker yemini.
h. k. ,
704, 726
harç:
Masraf.
h. -(c)ı,
588, 658
harçlan-:
Yıpranmak.
h. -yaar,
346
har gulak:
Eşek kulaklı.
h. g. ,
726
harııt: Mal.
h. , 196,
226, 548
harman:
Harman.
h. , 36
h. -da,
128, 740
h. -ımız,
658
harp: Harf.
h. -ı,
346
harsıdünyää
(TDS. harsıdünyä): Aç gözlü.
h. , 624
hasaa: Asa,
baston.
h. -lı,
10, 266, 640
h. -m,
174
hasaaba al-:
Hesaba almak, hesaba katmak, dikkate almak.
h. a.- ,
126
hasaabat ber-:
Brifing vermek, bilgi vermek.
h. b.- ,
60
hasaabında:
Değerinde, mesabesinde.
h. , 664
hasaap:
Hesap.
h. -(b)a,
126
h. , 124,
278
h. -da,
740
h. -dan,
80
h. et-:
Hesap etmek, düşünmek, tasarlamak, 614, 788, 794
hasaapla-:
Hesaplamak.
h. !, 354
h. -an,
60
h. -ap, 316
hasaaplı:
1. Hesaplı, sayılı. 2. Hesaplı, ayarlı.
h. , 542,
784
hasaapsız:
Hesapsız, sayısız.
h. , 240
hasam (<
has hem): Daha da.
h. , 326
hasrat:
Üzüntü, keder, acı.
h. -ınıñ,
572
hasratlı:
Acıklı, hazin.
h. , 474
hassa:
Hasta.
h. , 496
h.
bol-: Hasta olmak, hastalanmak, 386
haşar:
Pislenen kanalları/arkları temizleme işi.
h. , 560
haşla-:
Hırıltılı ses çıkarmak, hırıldamak.
h. -dı,
600
h. -yaar,
532
hat: 1. Mektup. 2.
Yazı, not, kayıt.
h. , 44,
308, 396, 550, 552
h. -a, 96
h. -dan,
552
h. -ı,
22, 44, 476, 552, 742, 750
h. -ımı,
458, 490
h. -ın,
628
h. -ına,
330, 430
h. -ını,
132, 308, 778
h. -lar,
550, 552
h. -larına,
326
h. -lı,
10
hataa: Hata,
kusur, yanılgı.
h. , 650
h. -m,
156, 194, 196, 222
h. -mdan,
630
h. -mı,
630
h. -mızı,
158
h. -ñı,
360
h. -sı,
386
h. -sın,
508
h. et-:
Hata etmek, yanılmak, 346, 396, 642
hataasız:
Mutlaka, muhakkak.
h. , 268
Hatamtay:
Kişi adı; Hâtem-i Taî.Asıl adı, "Ebû Adî bin Abdullah bin Said" olan Hâtem-i
Taî, Arap kabilelerinin büyük şahsiyetlerinden/şairlerinden biridir.Cömertliği
ile meşhurdur.
H. -a,
628
hatap:
Havudun dayanıklı olması için, iki tarafına konulan ağaç parçaları.
h. , 126
hatar-I:
1. Hiza, sıra, dizi, saf. 2. Bir arada bulunan evler, sıra sıra evler. 3.
Hayvan veya taşıt dizisi; katar.
h. , 68,
184, 390
h. -a,
84, 452
h. -da,
120, 182, 300, 518
h. -ı,
34
h. -ıñ,
452
h. -lar, 10
h.
-lardan, 452
h. -nıñ,
722
hatar-II:
Tehlike.
h. , 134
hatar hatar:
Sıra sıra, dizi dizi, saf saf.
h. h. ,
610
hatarlı:
Tehlikeli.
h. , 652,
714, 776
hatar-ma-hatar:
Sıra sıra, saf saf, dizi dizi.
h.-m.-h.
, 768
hata sal-:
Kaydetmek, bir yere yazmak.
h. s.- ,
96
hatdaa:
1. Hatta. 2. Bile.
h. , 140,
424, 478, 642, 752
hat sovatsız:
Cahil, bilgisiz, okuma yazması olmayan.
h. s. ,
194
hava: Evet,
tabiî, elbette.
h. , 146,
216, 262, 268, 302, 556, 590, 618, 664, 748
hayal: Hızlı
değil, yavaş, ağır.
h. , 200,
298, 748, 750
h. et-:
Gevşek davranmak, yavaş hareket etmek, 696
hayal yöre-:
Yavaş yürümek, ağır davranmak.
h. y.- ,
200, 450
haybat:
Tehdit, göz dağı.
h. , 338,
388, 728, 760
haybat at-:
Çatmak, sataşmak.
h. , 162,
714, 788
haybatlı:
Heybetli.
h. , 782
hayda-:
1. Çabuk davranmak, hızlı hareket
etmek, çabuk gitmek. 2. Hızlı yürümek,
koşmak.
h. -ana, 376
h. -anda,
670
h. -ap,
178, 786
h. -dı,
788
h. -yaar,
84, 202
haydan hay:
Çabucak, derhal, hızlıca.
h. h. ,
754
Haydar: Kişi
adı.
H. , 574,
578, 584
H. -ıñ,
578
hay diy-:
Haddini bildirmek.
h. d.- ,
628
hayık-:
1. Çekinmek. 2. Hayret etmek, şaşırmak.
h.
-(ğ)yaan, 702
h. -dı,
98
hayıp: bkz.
hayp.
h. , 38,
300, 310, 554, 632, 734
hayır:
Hayır, iyilik.
h. , 66,
420
h. -mı,
508
hay(ı)r: bkz.
hayır.
h. -ı, 218, 290, 662
haypı gel-:
Acımak.
h. g.- ,
358, 384, 434, 446, 500, 532, 590, 656
hayraan:
1. Şaşırma, şaşkına dönme, şaşırıp
kalma. 2. Hayran.
h. , 26,
292, 668, 670, 718, 724, 770, 794
h. et-:
1. Hayran etmek, büyülemek. 2.
Şaşırtmak, 70, 102, 122, 172, 358, 514
h.
eyle-: Hayran etmek, büyülemek, 58
hayraan gaal-:
1. Hayran kalmak, büyülenmek. 2.
Şaşmak, şaşırmak.
h. g.- ,
172, 258
hayraan gaaldır-: Şaşırtmak, hayrete düşürmek.
h. g.- , 314
haysı:
Hangi.
h. , 34,
76, 124, 126, 210, 276, 280, 316, 406, 432, 446, 494, 524, 582, 698, 700, 720,
744, 760, 772
h. -dır,
620
h. -ınıñ,
266, 448, 454, 456, 578, 778
h. -na,
148, 660
h. -sı,
32
haysıdır biir:
Biri, birisi.
h. b. ,
620
hazan:
Hazan, güz.
h. , 722
hazan ur-:
Belâya uğramak, zarar görmek.
h. u.- ,
672
hazan yeli:
Güz mevsiminde esen şiddetli rüzgâr, hazan yeli.
h. y. ,
582, 798
Hazar: Deniz
adı.
H. , 748
H. -a,
198
H.
-daakı, 174
hazıına:
Hazine, define.
h. , 750
h. -a,
782
h. -lı,
590, 592, 594, 602
h. -sı,
60, 336
hää (TDS. hä):
Evet, ha.
h. , 716,
740, 794
hääkim (TDS.
häkim): Hükümdar, yurt sahibi, hakimiyet sahibi.
h. , 466
h. -i,
312, 698
h. -li,
496
hääkimiyet
(TDS. häkimiyet): Hakimiyet.
h. -i,
720, 778
hääli (TDS.
häli): Artık.
h. , 720
häälihääzir:
Şimdi, bu gün, hâlen, şu anda.
h. , 626, 748
häälihääzirlikçe: Şimdilik.
h. , 754
hääli şindi
(TDS. häli şindi): Tekrar tekrar, arka arkaya, arasını kesmeden,
devamlı, sık sık.
h. ş. ,
18, 48, 616, 656
hääsin(i) yetir-: Evet (efendim) demek.
h. y.- ,
132
hääsiyet
(TDS. häsiyet): Huy, tabiat, karakter.
h. , 284
h. -iniñ,
250
h. -lere,
344
hääy: Hey!
h. , 358
hääzir (TDS.
häzir): 1. Hâlen, hâlihazırda, şu anda, bu gün. 2. Az önce, demin, yeni.
h. , 70, 132, 186, 192, 220, 234, 240, 262,
302, 308, 324, 350, 392, 400, 430, 436, 438, 444, 448, 452, 480, 532, 570, 572,
578, 638, 640, 650, 662, 666, 692, 698, 704, 708, 710, 726, 728, 732, 752, 754,
756, 768, 772, 774, 776, 782, 786, 788
h. -em,
168, 302, 318, 608, 698, 706, 712, 738
hebes: Abes,
nafile, boşuna.
h. -dir,
390
heddini bil-:
Haddini bilmek.
h. b.- ,
522
heder:
Korku, dehşet.
h. et-:
Korkmak, çekinmek, 764
hek: 1.
Kireç. 2. Tebeşir.
h. , 194
h. -li,
200
h. et-:
Yerine getirmek, yapmak, uygulamak, 740
hekaayat:
Olay, yaşanan/anlatılan hadise.
h. , 298
h. -ını,
590
hekiim:
Hekim, doktor.
h. , 48,
496, 498
h. -e,
174, 496
helääk (TDS.
heläk): Helâk, ölme, yok olma.
h. bol-:
Ölmek, helâk olmak, yok olmak, 706
h. et-:
1. Öldürmek, helâk etmek, yok etmek. 2. Boş yere çalıştırmak, eziyet etmek,
azap çektirmek, 116, 614
heley:
Kadın.
h. , 704
hellevleş-:
Birlikte sallanmak.
h. -ip,
596
hem: Bile, dahi,
de, da.
h. , 38,
58, 64, 78, 126, 128, 140, 168, 200, 234, 262, 274, 278, 300, 332, 340, 346,
354, 360, 382, 388, 428, 430, 434, 442, 450, 454, 468, 488, 504, 518, 520, 534,
536, 538, 542, 546, 562, 566, 570, 578, 582, 606, 608, 614, 634, 638, 640, 644,
652, 662, 666, 670, 672, 674, 692, 696, 702, 706, 712, 714, 716, 722, 744, 770,
780, 796
h. -ää,
794
h. -em,
794
hemaayatlı:
Himayeli, arkalı, korunan.
h. , 590
hemiişe:
Devamlı, daima, sürekli, hep.
h. , 158,
168, 170, 186, 240, 252, 256, 344, 346, 378, 422, 432, 470, 506, 552, 560, 650,
658, 694, 704, 784, 790, 796
hemiişelik:
Daimî, ebediyen, temelli.
h. , 358,
636
hemle:
Tehdit.
h. , 760
hemle at-:
Tehdit savurmak.
h. a.- ,
774
hemle ur-:
Hücum etmek, saldırmak.
h. u.- ,
690
hemle ur(u)ş:
Hücum etme, hücum ediş, saldırı.
h. u.- ,
732
hemme: 1.
Herkes. 2. Her, bütün, hep.
h. -(ä)ä,
32
h.
-(ä)äni, 172
h. , 172,
244, 422, 466, 772, 786, 790
h. -den, 250
hemmesi:
Hepsi.
h. , 48,
728, 774
h. -ne,
478
h. -ni,
748
hemme taraplayın: Etraflı, etraflıca, her yönden, her bakımdan.
h. t. ,
658
hemraa:
Yoldaş, arkadaş, dost, sırdaş.
h. , 160,
284, 290, 378, 652
h. -sı,
636
h. -sıdı,
686
henek: Şaka,
lâtife.
h. -li,
714
h. -mi,
548
heniiz: 1.
Henüz, daha, şu ana kadar. 2. Hâlâ, şu anda.
h. , 560
h. -em,
22, 40, 44, 100, 168, 216, 244, 456, 508, 588, 744
heñ: Hava, melodi,
nağme, güzel ses.
h. , 414
h. -i,
100, 472, 686
h. -in,
568
h. -inde,
784
h. -ine,
450
h. -ini,
594
heñ çal-:
Melodi/ezgi çalmak.
h. ç.- ,
528
hepde:
Hafta.
h. , 280,
770, 794
h. -de,
672
hepdelääp:
Haftalarca.
h. , 98,
482
her: Her,
hep.
h. , 12,
38, 50, 58, 60, 66, 70, 74, 82, 88, 126, 132, 144, 180, 212, 258, 264, 284,
314, 316, 322, 342, 346, 416, 420, 450, 452, 454, 480, 510, 520, 536, 562, 572,
576, 586, 596, 600, 602, 604, 658, 672, 722, 726, 754, 756, 780
h.
-imizi, 50
heraan haçan:
1. Her zaman, sürekli, hep. 2. Ne zaman.
h. h. ,
326
herään haçan:
bkz. heraan haçan.
h. h. ,
614, 686
her daayım:
Bazen, zaman zaman, arada sırada.
h. d.,
794
hereket:
Hareket, kıpırdı, kımıltı.
h. , 134,
520
h. et-:
Hareket etmek, kımıldamak, kıpırdamak, 628
her gezek:
Her defa, her defasında.
h. g.
-de, 536
herğiiz:
Aslâ, hiçbir zaman.
h. , 48,
226
her haysı: Her
biri.
h. h. ,
6, 98, 106, 756
h. h.
-ınıñ, 448, 454, 456, 778
herisi: bkz.
hersi.
h. , 66
her kes:
Herkes.
h. k. ,
228
h. k. -e,
692
h. k. -i,
752
h. k.
-iñ, 132
herki (<
her iki): Her iki.
h. , 454
her kim: 1.
Herkes. 2. Herhangi bir kimse.
h. k. ,
34, 98, 202, 394, 718
h. k.
-de, 382, 426
h. k. -e,
532, 534
h. k. -i,
710
h. k.
-iñ, 158, 460, 600
her kimse:
1. Herkes. 2. Hangi kişi, kim.
h. k.
-(ä)äniñ, 398, 636
h. k. , 696
her nääçe:
Ne kadar.
h. n. ,
680
her sapar:
Her defa.
h. s. ,
144
hersi: Her
biri.
h. , 34,
98, 394, 450, 656, 716, 788
h. -ini,
46, 192
h. -iniñ,
448, 656, 784
h. -nden,
448
heser:
Heyecan, coşkunluk, coşku.
h. -i,
318
heserli:
Coşkulu, heyecanlı, ateşli.
h. , 294,
442
hesiip:
Başkalarından üstün yanları olan kimse; seçkin, mümtaz.
h.
-(b)em, 728
hesret: Acı,
keder, elem.
h. -ini,
254
h.
-iñden, 26
hesretli: Kederli,
hüzünlü, elemli.
h. , 276,
406, 442
heycaana gel:
Heyecanlanmak, duygulanmak.
h. g.- ,
408
heykel:
Heykel.
h. -in,
60
hezil: 1.
İlginç, enteresan. 2. Çok iyi. 3. Zevk,
haz, keyif, neşe.
h. , 142,
160
h. -im,
768
hezil ber-:
Neşelendirmek, keyiflendirmek, eğlendirmek.
h. b.- ,
394, 712
hezillik:
Şenlik, neşelilik, keyiflilik.
h. , 356
hezzet:
Saygı, hürmet, sevgi.
h. -idi,
84
h. -in,
134
hıcuv: Şevk,
azim, gayret, coşku.
h. , 520
h. -a, 428
h. -da,
428
h. -ı,
28, 318, 422
h. -ını,
198
h. -lar,
660
hıcuvlı:
Şevkli, azimli, gayretli, coşkulu, hareketli.
h. , 180,
270, 506
hıh: Eşek
sürülürken söylenen söz; deh!
h. , 794,
796
hıına: Kına.
h. , 216
hırçını dişle-:
Bir şeye canı sıkılmak, birine içerlemek, hayıflanmak.
h. d.- ,
580
hırçın(ı) dişle-: bkz. hırçını dişle-.
h. d.- ,
182
hırııdaar:
1. İstekli, talip. 2. Muhtaç, ihtiyacı olan. 3. Meraklı, hevesli, heves eden.
h. , 240,
342, 344, 346, 454, 664
h. -a,
336
h. -ı,
564
h. -ın,
146
hırıın dıkıın:
Hıncahınç, tıklım tıklım.
h. d.
-dı, 758
hırş:
Kavgaya/güç gösterisine olan meyil, istek, heves.
h. -ı, 98
hısırda-:
Uğraşmak, çabalamk.
h. -ap,
254, 262, 624
hısırdılı:
Dertli, sıkıntılı.
h. , 456
Hıtay: Ülke
adı; Çin.
H. , 714
Hıva: Yer
adı; Hive.
H. , 616
hıyaal:
Hayal, hülya.
h. , 58,
60, 158, 240, 270, 296, 550, 556, 760
h. -a,
234, 250, 440, 646, 732
h. -am,
32
h.
-daakı, 82
h. -ı,
34, 56, 60, 158, 166, 178, 232, 244, 302, 350, 484, 552, 554, 558, 600, 722,
772
h. -ım,
350, 670
h. -ımda,
58, 312, 666
h. -ımıñ,
206
h. -ın,
132
h. -ında,
34, 160, 568, 756, 780
h. -ınıñ,
102
h. -ıñ,
186, 598
h. -ıñda,
186, 428, 440
h. -lar,
150, 486
h. -lara,
244
h. -ları,
770
hıyaal yüvürt-:
Hayale kapılmak, hayallerin etkisi altında kalmak.
h. y.- ,
398
hıyaanat:
Hıyanet, ihanet, hainlik.
h. -lı,
212
h. et-:
İhanet etmek, 362
hızmat:
Hizmet.
h. et-:
Hizmet etmek, 144, 384, 500
hızmatçı:
Hizmetçi, hizmetkâr.
h. , 578
hızzıınla-:
Çifte atmak, çiftelemek.
h. -ap,
262
hicraan:
Hicran, ayrılık.
h. , 148
h. -lı,
236, 238
hicraan oodı:
Ayrılık ateşi.
h. oo. ,
116
hiicisem (<
hiiçisi hem): Hiçbirisi de.
h. , 178,
180
hiiç: 1.
Hiç. 2. Hiçbir zaman, aslâ.
h. , 124,
128, 196, 198, 260, 318, 344, 370, 410, 418, 424, 498, 524, 582, 628, 632, 656,
712
h. -diñ,
140
hiiç bir zaat:
Hiçbir şey.
h. b. z.
, 460
hiiç haçan:
Hiçbir zaman, aslâ.
h. h. ,
24, 158, 254, 264, 296, 384, 420, 460, 464, 472, 504, 522, 540, 646, 650, 680,
682, 724, 748
h. h.
-am, 304, 490, 504, 522, 750, 766
hiiç haysı:
Hiçbiri, hiçbir.
h. h. ,
394, 578, 660, 716
hiiç kes:
Hiç kimse, hiçbir kimse.
h. k. ,
30, 180, 182, 626
h. k. -e,
270
h. k.
-em, 220
h. k.
-iñ, 652, 762
hiiç kim:
Hiç kimse, hiçbir kimse.
h. k. ,
6, 24, 96, 126, 262, 304, 362, 460, 630
h. k. -de,
130
h. k.
-den, 140
h. k. -e,
304
h. k. -i,
680, 682
hiiç kimse:
Hiç kimse, hiçbir kimse.
h. k.
-(ä)äniñ, 24
h. k. ,
168, 210, 296, 460, 522, 626, 690
hiiç zaat:
Hiçbir şey.
h. z. ,
132, 216, 242, 566, 650, 718, 774
hiil: 1.
Şekil, biçim. 2. Çeşit, tür.
h. -i,
650, 680, 750, 754
hiilbir:
Değişik bir (şey).
h. , 126
hiile gur-:
Hile etmek, dolap çevirmek, pusu kurmak.
h. g.- ,
300
hiin:
Böceklerin veya sürüngenlerin açtığı delik, yaşadığı yer.
h. , 262
himik:
Kimyacı, kimyager.
h. -ler,
126
Hindi:
Hindistan'dan olan, Hintli.
H. , 380
hiñlen-:
Mırıldanmak.
h. -ip,
448
h. -mek,
688
h. -yään,
82
hiññillik (<
hiññildik): Salıncak.
h. , 356
hiy (< hiyç):
Hiç.
h. , 56,
96, 134, 218, 244, 262, 280, 282, 500, 642, 718
hocalık:
Ekonomi.
h. -(ğ)ı,
656
hocayın: 1.
Sahip, malik. 2. (Ev) sahibi. 3.
Patron. 4. Ağa, bey.
h. , 300,
588, 638, 640, 724, 794, 796
h. -ı,
580
h. -ıñ,
564, 588
h. -ña,
786
hokga: Ağız.
h. -sın,
566
hokkey:
Hokey; bir ucu kıvrık sopalarla çayır veya buz üzerinde iki takım arasında
oynanılan top oyunu.
h. , 542
hol: 1. Şu,
bu, o. 2. İşte.
h. , 572,
646
holtum:
Çuval, torba.
h. -ları, 36
hoor: Zayıf,
cılız, kuru.
h. -dı,
686
h.
bol-: Eziyet çekmek, 650
h. et-: Eziyet etmek, sıkıntı
çektirmek, 750
hoorla-:
Eziyet etmek, sıkıntı vermek.
h. -sa,
150
h. -yaañ,
82
hoorlan-:1. Hastalanmak,
güçsüzleşmek, zayıflamak. 2. Eziyet/azap
çekmek.
h. -an,
716
h. -dı,
360
hoortañ:
Zayıf, kuru.
h. , 638
hoossaar: 1.
Akraba, hısım. 2. Birinin malını yöneten kimse; vasi.
h. -a,
396
h. -ı,
684
h. -ıñ,
566
hoossaar çık-:
Vasilik etmek, sözcülük etmek.
h. ç.- ,
300
hoossı (< hoossa): Dert, sıkıntı, güçlük, zorluk.
h. , 542
hoov: Ey,
hey!
h. , 736
hopuk-: 1.
Tıkanmak, nefes nefese kalmak, bunalmak, boğulmak, sıkışmak. 2. Korkmak, ürkmek,
yılmak.
h.
-(ğ)yaan, 588
h.
-(ğ)yaañ, 262
h. -dı,
584, 648
hopukdır-:
Bunaltmak, boğmak.
h. -yaan,
530
horan: Obur,
pis boğaz.
h. , 716
horaz:
Horoz.
h. , 716
horcun:
Heybe, torba.
h. -ı,
10, 12
h. -ını, 498
h. -lı,
10, 690
hor çek-:
Horuldamak.
h. ç.- ,
392
horkuldı:
Hırıltı.
h. , 220
hormat:
Hürmet, saygı.
h. , 286,
638
h. -a,
272
h. et-:
Hürmet etmek, saygı göstermek, 298
hormat goy-:
Hürmet göstermek, saygı duymak.
h. g.- ,
228, 242, 526
hoş: 1. Hoş,
iyi, güzel. 2. Tamam, peki.
h. , 26,
44, 62, 150, 170, 226, 264, 284, 300, 312, 314, 328, 418, 486, 502, 644, 672,
752
h. -ı, 44
hoşaal:
Memnun, mutlu.
h. , 178,
244
h.
bol-: Memnun olmak, mutluluk duymak, 642
hoşaamatlı:
Tatlı (söz).
h. , 578
hoş gaal:
Hoşça kal.
h. g. ,
4, 6, 8, 258, 690
hoş geldiñ:
Hoş geldin.
h. g. ,
416
hoş kelipsiz:
Hoş geldiniz.
h. k. ,
86
hoşlaş-:
Vedalaşmak.
h. -ardı,
688
h. -dı,
432
h. -dık,
416, 490
h. -ıp,
304, 512
h. -ma,
474
h.
-maağa, 256
hoşlaşık:
Veda.
h. , 284,
286, 306
hoşniyet:
İyi niyet.
h. , 132
hoş niyet: bkz.
hoşniyet.
h. n. ,
784
hoşniyetli:
İyi niyetli.
h. , 504
hoş niyetli:
bkz. hoşniyetli.
h. n. ,
414
hoş söz:
Güzel söz.
h. s. ,
80, 82, 196, 216, 428, 498, 500, 716, 718
hoş yak-:
Sevimli/tatlı görmek, iyi karşılamak.
h. y.- ,
206
hovaa: Hava
(meteoroloji).
h. , 532,
738, 758, 782
h.
(dat.), 740
h. -da,
312, 406, 506
h. -dan,
102, 110
h. -mız,
514
h.
-mızdan, 150
h. -nı,
716, 732
h. -nıñ,
40
h. -sı,
588, 666
h. -sına,
514
hovandaar:
Destekçi, yardımcı, yardım eden.
h. -ı,
590, 696, 796
hovaatıır:
Evham, şüphe, kuşku.
h. et-:
Şüphelenmek, kuşkulanmak, 702, 704, 732, 780
hovla-:
Şüphelenmek, kuşkulanmak, endişelenmek, endişeye kapılmak, telâşlanmak.
h. -ap,
628
h. -ma,
506, 732
h. -yaan,
732
hovlı: Avlu.
h. -dan,
640
h.
-ımızda, 624
h. -ınıñ,
266
h.
-sınıñ, 712
h.
-(u)da, 722
h.
-(u)dan, 638
hovluk-: Acele
etmek, çabuk davranmak, telâşlanmak.
h.
-(ğ)yaan, 520
h.
-(ğ)yaañ, 78
h.
-(ğ)yaar, 520
h. !,
212
h. -dı,
258
h. -ma,
42, 732
hovp:
Tehlike.
h. , 780
hovsala:
Endişe, evham, kuşku, şüphe.
h. , 134
h. -a,
230
hovsalaa düş-:
Şüphelenmek, kuşkulanmak, endişelenmek, endişeye kapılmak.
h. d.- ,
230
hovur:
Sıcaklık, hararet, ısı.
h. , 262,
734, 748
h. -ı,
258
h. -lı,
84, 738
hov(u)r: bkz.
hovur.
h. -ı,
244, 312
h.
-undan, 176, 332
hovuz:
Havuz.
h. -da,
714
h. -lı,
468, 722
hödür:
İkram, sunma, verme.
h. -den,
504
h.
edil-: İkram edilmek, sunulmak, verilmek, 504
h. et-:
İkram etmek, sunmak, vermek, 504, 548, 606, 656, 670
hödürle-:
İkram etmek, sunmak.
h.
-(ä)äp, 326, 336
h. !, 712
hökmaan:
Kesinlikle, mutlakâ, muhakkak.
h. , 48,
78, 214, 378, 456, 496, 510, 586, 752, 780
hökmirovaan:
bkz. hökmürovaan
h. , 116
hökmürovaan:
1. Efendi, bey, beyefendi. 2. Hâkim, hükmeden sözü geçen.
h. , 138
höküm: 1.
Emir. 2. Hüküm.
h. , 388
h. -i,
736
h. -iñ,
700
h. et-:
Hükmetmek, 478
hök(ü)m: bkz.
höküm.
h. -e,
152
h. -i,
720
h. -ünde,
500
hökümdaar:
Hükümdar.
h. -ı,
698, 766
hökümet
(TDS. höküümet): Hükümet.
h. , 134,
718, 752
h. -i,
716, 750
h. -iñ,
750, 766
hökümet başlığam (< hökümet başlığı hem): Hükümet başkanı da.
h. b. ,
752
hökümetsumak:
Hükümet bozuntusu; hükümet görevi yapamayacak durumda olan hükümet.
h. , 738
hökümli:
Hakim, söz geçiren, hükmeden.
h. , 466,
468, 496, 580
hörek:
Yemek, yiyecek, gıda.
h. -(ğ)iñ, 124
h.
-(ğ)ni, 664
h. -diñ,
486
hötcet (< höçcet): İnatçı, dik kafalı, asi.
h. , 166,
662
hötde gel-:
Bir şeyin çaresini bulmak, üstesinden
gelmek, onu yapmayı başarmak.
h. g.- ,
680, 792
höves:
Heves, arzu, istek.
h. , 112,
254, 430, 616, 794
h. -i,
172
h. -im,
142, 456
h. -iniñ,
228
h. -iñ,
524
h. et-:
Heves etmek, arzulamak, istemek, 272, 414, 614, 798
hövesli:
Hevesli, istekli.
h. , 126,
312, 344, 346
hövür:
Yoldaş, dost, arkadaş, ahbap.
h. , 262,
264
h.
bol-: Yoldaş olmak, 486, 566
hövürdeş:
Yoldaş, dost, arkadaş, ahbap.
h. , 170,
186, 290
h. -im,
622
hövürtğe:
Yuva.
h.
-(ä)äniñ, 26
h.
-sinden, 288
h. -sine,
288
Hudaay-I: Allah,
Hüda.
H. , 342,
388, 740, 764
H. -a,
120, 388, 440, 580, 624, 718
H. -am,
718
H. -dan,
388, 636, 738
H. -ım,
192
hudaay-II:
Tanrı.
h. -ıñ,
356
h. -lar,
120
hudaayaat (< hudaadaat): Allah vergisi.
h. -ını,
590
hum: Büyük
testi, küp.
h. , 590,
592, 626
h. -a,
602
h. -ı,
498
h. -unı,
192
h. -uñ,
602
hupbat:
Eziyet, sıkıntı, azap, cebir, cefa.
h. -ı,
574
h. -lı,
268
hurma:
Hurma.
h. , 42
h. -anı,
216
h. -sı,
562
husııt:
Cimri, pinti.
h. -(d)a,
382
husn: Yüz,
cemal, güzellik.
h. -uñ,
102
hut: 1. Asıl,
tam. 2. Kendi, bizzat.
h. , 348,
650, 706
hut öözi:
Kendi, kendisi, bizzat kendi.
h. öö. ,
212
huuş: 1.
Şuur. 2. Baş.
h. -da,
274, 328
h. -ı,
182, 746
h. -umda,
388
h. -umda
mı, 484
h. -um
mı, 632
h. -una,
582
huuşı gaç-:
Kendini/şuurunu kaybetmek.
h. g.- ,
746
huuşı göç-:
Aklı gitmek.
h. g.- ,
182
huuşuna gel-:
Ayılmak, kendine gelmek.
h. g.- ,
582
huzuur:
Karşı, ön, huzur, kat.
h. -ıña,
496
hücüm: 1.
Hamle, hücum, baskın, saldırı, taarruz. 2. Atılım, çaba.
h. , 788
h. -e,
18, 396, 664, 768, 788
h. -i,
270
h.
edil-: Hücum edilmek, saldırılmak, 594
h. et-:
Hücum etmek, saldırmak, 158, 162, 556, 752, 770, 786
hücüme geç-:
Saldırmak, baskın düzenlemek.
h. g.- ,
768
hümmetli:
Bereketli, hayırlı.
h. , 344
hünäär (TDS.
hünär): Sanat, meslek.
h. , 144,
600
h. -i,
362
h. -iñ,
140
hünäärli
(TDS. hünärli): Sanatkâr, sanatı olan, hünerli.
h. , 522
hünci: İnci.
h. , 30,
72, 162, 322, 754
h.
-(ü)ler, 274
h.
-(ü)leri, 72
h.
-(ü)li, 530
h.
-(ü)si, 596
h.
-(ü)sin, 448
hüñürdi:
Homurtu.
h. -si,
714
hütdük: 1. Kulübe.
2. Evceğiz, küçük ev.
h. -(ğ)i,
584
h.
-(ğ)iñ, 186
h. , 268,
578
h. -de,
266, 268, 270
h. -di,
646
hüüşğäärlik
(TDS. hüşğärlik): Teyakkuz, uyanıklık.
h. , 696
hüv:
Eyvallah.
h. , 224
hüvdi:
Ninni.
h. , 540
h.
-(ü)leri, 624
h.
-(ü)sini, 520, 568, 570
hüvdile-: bkz.
hüvdüle-.
h. !,
468
hüvdüle-:
Ninni söylemek, ninni söyleyerek uyutmak.
h.
-(ä)än, 208
h.
-(ä)äp, 568
h.
-(ä)äpcik, 170
h. -yäär,
14, 612, 622
h.
-yäärdi, 166
hüvve öör-:
Hep birlikte kalkmak.
h. , 32
hüyli: Cins,
çeşit.
h.
-(ü)si, 734
-I-
ığallı:
Yağmurlu, yağışlı.
ı. , 40
ığraarlı:
Sözünde duran, verdiği sözü yerine getiren, vefalı.
ı. , 428
ığraarsızlık:
Sözünde durmama, verdiği sözü yerine getirmeme, kaypaklık, döneklik,
vefasızlık.
ı. , 254
ığşılda-:
Hışırdamak.
ı. -ap,
14, 30, 302
ığşıldaş-: Hışırdaşmak.
ı. -ıp,
166
ı. -yaan,
174
ığşıldı:
Hışırtı.
ı. , 598
ığtıyaar: 1.
İcazet, izin. 2. İhtiyar, karar.
ı. , 110
ı. -ı,
714
ı. -ım,
112
ı. -ın,
178
ı. -ını,
764
ı. et-:
Hükmetmek, 224
ığtıyaar ber-:
İmkân tanımak, fırsat vermek.
ı.
b.- , 338
ıhlaas: 1.
Gayret, çaba, azim. 2. İtina, özen. 2. Heves.
ı. , 376,
520
ı. -ı,
202, 412, 624
ı. et-:
Gayret etmek, çabalamak, 794
ıık: Rüzgâr
almayan taraf, rüzgârsız taraf.
ıı.
-(ğ)ına, 26
ııkcat-:
Yele aldırmak/vermek, rüzgârda sallamak, dalgalandırmak.
ıı.
-(d)ıp, 46
ııkmanda:
Yersiz yurtsuz gezip duran; avare, serseri.
ıı. , 566
ııncal-:
Teskin olmak, yatışmak, sakinleşmek, huzura kavuşmak, rahat etmek.
ıı. -ar,
476
ıı. -ıp,
490
ıı. -maz,
598
ııncalıksız:
Kaygılı, rahatsız, huzursuz, bezgin, bıkkın.
ıı. ,
270, 554, 560
ııs: Güzel
koku, rayiha, ıtır.
ıı. -ı,
18, 62, 94, 272, 404
ıı. -ımı,
186
ıı. -ından,
428
ıı. -ını,
332
ıı. -ıñı,
444
ıısğa-:
Koklamak.
ıı. -dı,
638, 640
ıısğaş-:
Koklaşmak, birlikte koklamak.
ıı. -ıp,
18
ıısğat-:
Koklatmak.
ıı.
-(d)an, 186
ııslı: Güzel
kokulu.
ıı. , 514
ıız: 1. İz, geri,
art, arka. 2. Eser, iz.
ıı. -a,
6, 70, 166, 332, 636, 700, 792
ıı. -da,
308, 426, 716
ıı.
-daakını, 70
ıı. -dan,
350
ıı. -ı,
70, 106, 132, 278, 638, 712, 722, 742, 746, 796
ıı.
-ıdır, 572
ıı. -ıma,
184
ıı. -ımda, 746
ıı.
-ımdaakı, 70
ıı. -ın,
150, 326, 570
ıı. -ına,
12, 48, 162, 192, 222, 332, 398, 454, 532, 570, 582, 670, 714, 730, 786
ıı.
-ında, 58, 624
ıı.
-ından, 160, 226, 484, 498, 582, 770
ıı. -ını,
32, 202, 226, 338, 456, 524, 572
ıı. -ıñ,
122
ıı. -ıña,
226, 526, 732
ıı.
-ıñda, 50
ıı.
-ıñdan, 472
ıı. -ıñı,
484
ıı. -lar,
32, 344, 350
ıı.
-laram, 200
ıızarla-: İzine
düşmek, izini sürmek, takip etmek, arkasına düşmek, izlemek.
ıı. -ap,
484
ıı.
-yaan, 94
ıızçı:
Birini ya da bir hayvanı izleyerek
bulabilen kimse; izci.
ıı. , 32
ıız gaaldır-:
İz bırakmak.
ıı. g.- ,
202
ıızına düş-:
İzine düşmek, takip etmek.
ıı. d.- ,
232
ıızını çal-:
İzini sürmek, takip etmek.
ıı. ç.- ,
32, 202
ıızısüre:
Ardından, peşinden.
ıı. , 574
ıızla-:
İzine düşmek, izini sürmek, takip etmek, arkasına düşmek, izlemek.
ıı. -dım,
604
ıı. -sañ,
180
ıı.
-yaañ, 744
ıızını tap-:
Hataya düşmek, yanılmak.
ıı. t.- ,
226, 338
ıızlı ıızına:
Art arda, arka arkaya, peş peşe.
ıı. ıı. ,
454
ıkbaal:
Talih, kader, baht, ikbal.
ı. , 82,
282, 528, 534, 564
ı. -a,
690
ı. -ı,
50, 64, 126, 236, 278, 366, 448, 564, 586, 730, 760
ı. -ıdı,
508
ı. -ım,
46
ı.
-ımdır, 254
ı. -ımı,
436
ı. -ına,
164
ı. -ında,
136
ı. -ından,
570
ı. -ını,
126, 148, 150, 788
ı. -ınıñ,
698
ı. -ıñ,
286
ı. -ıñı,
226
ıkcam: 1.
Sağlam, metin. 2. Çalışkan, gayretli, azimli, hamarat.
ı. , 512,
518, 702
ı. -mı,
396
ıkırda-:
Çatırdamak, kütürdemek, gıcırdamak, cayırdamak.
ı. -yaar,
434
ılaalaş-:
Birinin fikrine katılmak.
ı.
-mayaan, 278
Ilaayım: Ey
Allah'ım, Rabb'im!
I. , 234,
468
ılaayta:
Özellikle, bilhassa.
ı. , 310
ılğa-:
Koşmak, koşarak yürümek.
ı. !,
484
ı. -anım,
50
ı. -ap, 106,
236, 268, 716
ı. -sana,
16
ı. -yaan,
46
ı. -yaar,
104, 548
ı. -yaas,
598
ılham:
İlham.
ı. , 62,
64, 298, 536
ı. -dan,
146
ı. -ına,
128
ı. -ıñı,
284
ı.
-larıñ, 184
ılham al-:
İlham almak.
ı. a.- ,
144, 160
ılham ber-:
İlham vermek.
ı. b.- ,
44, 72
ılım: İlim.
ı. , 50,
306
ı. -a,
660
ıl(ı)m: bkz.
ılım.
ı. -ını,
362
ımğır:
Engin.
ı. , 198,
262
ımıklı:
Kesin, mutlaka.
ı. , 710
ımmat:
Uyruk, tebaa.
ı. -ı,
270
ımsın-:
Ummak, ümitlenmek, ümit etmek.
ı. -an,
576
ı. -ıp,
762
ı. -yaar,
148
ınam: 1.
İtibar. 2. İtimat, güven.
ı. , 162,
680, 728
ı. -a,
362
ı. -ı, 136,
214
ı. -ını,
668
ı. -lar,
718
ı. -na,
140
ı. et-:
İtimat etmek, güvenmek, inanmak, 772
ınan-:
İnanmak, itimat etmek, güvenmek.
ı. !, 8,
36, 552, 590, 592, 734, 738, 740, 772
ı. -aay,
128, 644, 694
ı. -an,
382
ı. -dım,
116, 590
ı. -ıp,
402, 492
ı. -ma,
356
ı. -maañ,
696
ı.
-madımkaam, 36
ı. -mak,
476
ı. -malı,
34
ı.
-mayaan, 360
ı.
-mayaañ, 356, 578
ı.
-mayaar, 330, 388, 390
ı.
-mazdık, 510
ı. -sañ,
688
ı. -yaa,
190, 362
ı. -yaan,
150, 316, 318, 704, 754
ı.
-yaanın, 168
ı. -yaar,
318, 330
ı. -yaas,
720, 766
ınancañ:
Kolay inanan, safdil.
ı.
bol-: Kolay inanmak, 362
ınca-:
Alınmak, incinmek, kırılmak, gücenmek.
ı.
-masın, 234
ıncıt-:
Acıtmak, incitmek, kırmak, gücendirmek.
ı. -mak,
248, 364
ı.
-masañ, 520
ınhaa: İşte.
ı. , 732
ınkılaap:
İnkılâp, devrim.
ı. -(b)a,
696
ı.
-(b)ıñ, 696, 792
ı. , 796
ınkılaapçı:
İnkılâpçı, devrimci.
ı. ,
590
ınsaan:
İnsan.
ı. , 26,
30, 78, 140, 278, 328, 340, 380, 382, 436, 512, 566, 630, 772
ı. -a,
170, 188, 190, 340, 354, 382, 730
ı. -ı,
210, 260, 566, 644
ı. -ıñ,
150, 218
ı. -lara,
380
ı. -ları,
520
ınsaap: İnsaf,
vicdan.
ı.
-(b)ıña, 520
ı. et-:
İnsaf etmek, insaflı davranmak, 70
ınsaaplı:
İnsaflı, vicdanlı.
ı. , 436
ır-: 1. İkna
etmek, inandırmak. 2. Geçirmek. 3. Bir işi sonuçlandırıncaya kadar bırakmamak.
ı. -cak,
556
ı. -ıp,
782
ı. -maan,
268
ı.
-madık, 624
ı.
-sınlar, 750
ıraak: Uzak,
ırak.
ı. , 724
ı. -da,
794
ıran-:
Sallanmak, sarsılmak, ırgalanmak.
ı. -ar,
318
ı. -ıp,
712
ı. -yaa,
596
ı. -yaan,
400
ı. -yaar,
400, 456
ırañ at-:
Sallanmak, sarsılmak, dengesini yitirmek.
ı. a.- ,
166, 450, 572, 700
ırğa:
Sallanıp duran.
ı. , 608
ırım:
Gelenek, görenek, âdet.
ı. et-:
Alışkanlık hâline getirmek, âdet edinmek, 330, 332
ıs-: Hareket
etmek, kıpırdanmak.
ı.
-macak, 532
ısğın: Güç,
kuvvet, takat.
ı. , 10
ı. -ı,
266
ı. -ım,
632
ı. -ınıñ,
506
ısnaat:
Maskara, rezil, şerefsiz.
ı. , 586
ısnaat getir-:
Şerefini iki paralık etmek, rezil etmek.
ı. g.- ,
100, 650
ısnış-:
Birbirine alışmak/ısınmak.
ı. -ar,
214
ıssı: 1.
Sıcak. 2. Sıcak, sevgi dolu.
ı. -(a)a,
668
ı. , 588,
636, 650, 666, 668, 670, 778
ı. -da,
72, 668, 672
Issık Köl:
Göl adı; Isık Göl.
I. K. ,
86
ışık: Işık.
ı.
-(ğ)am, 664
ı. -(ğ)ı,
656
ı. , 70,
184, 218, 322, 404, 434, 666, 776
ı. -lañ,
26
ı. -lar,
152, 268, 434, 654, 656
ı.
-laram, 360
ı. -ları,
108, 586
ı. -lı,
68
ı. -lıdı,
324
ı. -sız,
218
ış(ı)k: bkz.
ışık.
ı. -(ğ)ı,
132
ışıkla-: Bir
şeyin aralığından gizlice bakmak, dikizlemek.
ı. -ap,
560
ı. -yaan,
460
ışıklan-:
Aydınlanmak.
ı. -dı,
466
ışık sal-:
Işımak, ışık saçmak.
ı. s.- ,
156, 196, 268, 342
ışk: Aşk,
sevgi.
ı.
-(ğ)ım, 610
ı.
-(ğ)ına, 236
ı.
-(ğ)ından, 364
ı. , 116
ı. -ı,
204, 446, 482, 796
ı. -ımıñ,
44
ı. -ına,
274
ı. -ında,
302
ı. -ını,
186, 650
ı. -ıñ,
118, 276, 318, 452
ı. -ıña,
48
ışk oodı:
Aşk ateşi.
ı. oo. ,
694
ışnak:
Parıltı.
ı. -(ğ)ı,
282
ışnaklı:
Aydınlık.
ı. , 698,
700
ızaa: Ağrı,
sızı.
ı.
-sınıñ, 688
ızaalı:
Acılı, ağrılı, sızılı.
ı. , 262
-İ-
ibaalı:
1. Ölçülü. 2. Utangaç, çekingen, sıkılgan.
i. , 134,
146, 382
iç: İç.
i. , 768
i. -i,
136, 152, 170, 174, 222, 560, 574, 660, 728, 766, 774
i. -imden,
74, 132
i. -imi,
704
i.
-imizden, 774
i. -in,
60
i. -inde,
12, 32, 48, 102, 122, 124, 132, 134, 148, 166, 194, 252, 260, 274, 296, 302, 316, 318, 350, 362, 396,
398, 400, 402, 436, 448, 490, 566, 570, 588, 596, 604, 668, 680, 738, 778, 780,
798
i.
-indediñ, 536
i.
-inden, 96, 106, 132, 208, 448, 630, 716, 742, 758, 770
i. -ine,
140, 300, 734
i. -ini,
224, 242, 550, 738
i. -iñ,
228, 262
i.
-iñden, 76
i. -iñi,
56
i.
-lerni, 688
iç-: İçmek.
i.
-ääycek, 422
i. -di,
750, 792
i. -dik,
106, 588, 602, 618
i.
-diler, 316
i. -dim,
184
i. -eli,
672
i.
-emook, 234
i. -en,
146, 350, 646, 692, 724
i. -ende,
534, 670
i.
-enden, 354
i.
-eniñiz, 662
i.
-enmiş, 704
i. -enmişin,
616
i.
-ensiñiz, 106
i. -er,
540
i. -erdi,
420
i. -erin,
704
i. -eris,
66
i.
-ersiñ, 302
i.
-ersiñiz, 752
i. -eyin,
226
i. -iñ,
324, 548
i. -ip,
320, 664, 666, 760
i.
-ipdim, 72
i. -se,
576, 666, 670
i. -sem,
468
i. -señ,
42, 230
i.
-señizlääñ, 656
i. -yääñ,
400
i. -yäär,
338, 448
i.
-yäärin, 74, 188
içaalı:
Casus, ajan.
i. -ınıñ,
734
içeri:
Yaşanan yer, yaşanan yerin içi, içeri.
i. , 352,
666, 700
i. -iñ,
186
içer(i): bkz.
içeri.
i.
-sinde, 390
i. -de,
530
i. -den,
684, 776
i. -ler,
152
içeriik:
İçeriye.
i. , 774
içği: İçki.
i. , 702
içil-:
İçilmek.
i. -di,
702
i.
-iberyäär, 626
i. -yäär,
376, 408
içinden ur-:
Arkadan vurmak.
i. u.- ,
774
içini dök-:
İçini dökmek, derdini anlatmak.
i. d.- ,
738
içini yak-:
Çatlatmak (sabırsızlıktan).
i. y.- ,
60
içiş-: Birlikte/beraber
içmek.
i. -dik,
304
içi yan-:
Kudurmak, delirmek, çıldırmak.
i. y.- ,
262
içmek: Kürk.
i. -(ğ)i,
324
içyaan:
Akrep.
i. , 226
içyakan: Göz
doyuran.
i. , 114
iiber-:
Göndermek, yollamak, sevketmek.
ii. -dik,
750
ii. -en,
740, 796
ii.
-erdi, 96
ii. -ip,
514
ii. -mek
, 750, 754
ii.
-meli, 708
ii.
-yään, 22, 44
iide-: 1.
Bakmak, gözetmek. 2. Araştırmak.
ii.
-(ä)äp, 24, 758
ii. -di,
690
ii. -dim, 758
iideğ:
Beklenen, gözlenen (şey).
ii. -i,
138, 170
iidili:
Güzel, iyi, muntazam, mükemmel, eksizksiz, tam.
ii. , 60,
334, 490, 694, 782
iiğen-: 1.
Sızlanmak, yakınmak. 2. Homurdanmak, mırıldanmak, sebepsiz yere çıkışmak.
ii. -ip,
336, 460
ii. -me,
44
iiğli:
Hastalıklı, cılız, zayıf, güçsüz.
ii. ,
568, 582
ii. -si,
166
iik: İğ.
ii. , 688
iil: 1.
Halk. 2. Millet. 3. Elâlem, el, başkası. 4.
Ülke, yurt, vatan.
ii. , 12,
26, 64, 78, 132, 140, 150, 156, 170, 196, 286, 300, 340, 362, 464, 522, 526,
530, 560, 604, 606, 634, 760
ii. -ää,
76
ii. -den,
332, 476, 496, 638, 644, 670, 694, 792
ii. -e,
100, 124, 126, 136, 138, 156, 196, 224, 250, 334, 342, 376, 420, 476, 496, 500,
522, 540, 606, 662, 664, 718, 736, 784, 786
ii. -em,
318
ii. -i,
64, 84, 422, 632, 736, 776
ii. -im,
118, 766
ii.
-imde, 124, 396, 682
ii. -ime,
132, 198, 240, 252, 394, 516
ii.
-imiñ, 196, 374, 470
ii.
-imizde, 34, 520
ii.
-imize, 498
ii.
-inde, 86, 730
ii.
-inden, 214, 528
ii. -ine,
342
ii.
-inem, 210
ii. -ini,
476, 764, 766, 800
ii.
-iniñ, 380, 394, 764
ii. -iñ,
12, 28, 84, 138, 174, 212, 214, 252, 334, 340, 360, 500, 526, 650, 668, 736,
800
ii. -iñe,
340
ii. -ler,
12, 198, 402
ii.
-lere, 60
ii.
-lerde, 150
ii.
-lerden, 60
ii.
bol-: Uyuşmak, bütünleşmek, 422
iil-:
İlişmek, yapışmak, tutunmak.
ii. -di,
792, 794
ii. -en,
298
ii.
-erdi, 428
ii. -mään,
564
ii.
-mezçe, 146
ii. -se,
394
ii.
-yään, 272
iilaat:
Ahali, halk, insanlar.
ii. , 80,
500, 586, 590, 616, 662, 760, 790
ii. -dan,
500
ii. -ıñ,
586, 658, 682
iilçi: Büyük
elçi, elçi.
ii. ,
754, 762, 766
ii.
-leri, 762
ii.
-leriñ, 784
iildeş:
Vatandaş, yurttaş, aynı ülkeden olan.
ii. , 64
ii. -im,
780
ii. -ine,
670
iilen çalan:
Uzak akraba, kökü bir ana babadan gelen akraba.
ii. ç. ,
642
iilençek (< iilğençek): Toka.
i.
-(ğ)iñ, 444
i. -den,
444
iil gün:
Halk, toplum, insanlar, el gün.
ii. g.
-süz, 382
iimaan:
İman.
ii. -ı,
626, 628
ii. -ım,
130, 730
iimisalaalık:
Dinçlik, sakinlik.
ii. , 664
iin-: İnmek.
ii. -en, 96,
478, 796
ii.
-ence, 332
ii. -yää,
178, 192, 718
iincik:
Baldır, bacak.
ii.
-(ğ)i, 574
ii. , 670
ii.
-lere, 598
iinçe: İnce.
ii. , 74,
682, 754
iinçe iiş:
İnce iş.
ii. ii. ,
132
iinder-:
İndirmek.
ii. -di,
680
ii. -diñ,
188
iine gaana:
Rahat rahat, rahatça.
ii. g. ,
316
iir: 1.
Erken, erkenden. 2. Sabahleyin.
ii. , 18,
42, 44, 46, 68, 106, 182, 216, 304, 306, 308, 376, 530, 540, 576, 580, 644,
690, 722, 776, 788
iir-:
Yorulmak, bıkmak, usanmak, bezmek.
ii. -en,
36, 566
ii.
-mään, 418
iirde giiçde:
Er geç.
ii. g. ,
254
iirden: 1.
Erken, erkenden. 2. Sabahleyin.
ii. , 86,
104, 112, 224, 286, 348, 420, 484, 572, 592, 636, 650, 734, 768, 790
ii. -em, 498,
552
iirğinsiz:
Durup dinlenmeden, aralıksız, sürekli.
ii. ,
132, 454, 662
iiriz-:
Rahatsız etmek, huzursuz etmek.
ii. -di
mi, 228
iir u giiç:
Er geç.
ii. u. g.
, 748
iis: bkz.
ııs.
ii. -in,
786
ii.
-inden, 588
ii. -li,
588
iiş: İş,
çalışma.
ii. , 10,
32, 100, 126, 200, 250, 338, 358, 384, 392, 468, 498, 556, 558, 564, 570, 654,
686, 720, 758
ii. -de,
66, 396, 516, 630
ii. -den,
306, 566, 672, 794
ii. -e,
74, 100, 158, 216, 272, 310, 340, 348, 392, 500, 552, 582, 622, 634, 646, 656,
658, 662, 672, 692, 708, 710, 724
ii. -i,
100, 144, 184, 216, 338, 388, 454, 490, 522, 582, 662, 664, 724
ii.
-idir, 740
ii. -im,
210, 332, 714, 736
ii.
-imde, 388
ii.
-imden-ää, 554
ii.
-imem, 482
ii.
-imiz, 58, 120
ii. -in,
94, 672
ii. -inde,
470
ii. -ine,
80, 296, 394, 702, 796
ii. -ini,
318, 672
ii.
-iniñ, 102
ii. -iñ,
226, 306, 508, 556, 752, 772, 790, 796
ii. -iñe,
668
ii. -iñi,
238, 340, 702
ii. -ler,
126, 244, 750
iiş-: Örmek.
ii. -ip,
600
iişaan: Din
adamı, imam.
ii. ,
720, 722
iişçi: İşçi.
ii. , 96,
466, 566, 588, 710, 764, 770
ii. -di,
682
ii. -iñ,
692
ii. -ler,
590, 700
ii. -si,
466, 592
iiş düş-: İş
düşmek, birinin iş yapması gerekmek.
ii. d.- ,
342
iişe gir-:
İşe girmek.
ii. g.- ,
310
iişğäär
(TDS. iişğär): Çalışan, iş yapan, memur.
ii. -iñ,
138
iişhaan: bkz.
iişaan.
ii.
-ımız, 610
iişik: 1.
Kapı. 2. Eşik.
ii.
-(ğ)e, 584
ii. -(ğ)i,
418
ii. , 700
ii. -de,
682
iişle-:
Çalışmak.
ii.
-(ä)än, 490
ii.
-(ä)äp, 668, 688
ii. !,
250, 418
ii. -di,
688
ii. -diñ,
300, 622
ii.
-määnkää, 570
ii. -mek,
418
ii.
-mesek, 670
ii.
-yään, 590
ii.
-yääñ, 130
ii.
-yäärdim, 60
iişler gayt-:
İşler kötü gitmek, yapılan işler sonuçsuz kalmak.
ii. g.- ,
126
iişlet-:
Çalıştırmak.
ii. -di,
646
ii.
-meğem, 388
iişli: İşli,
işi olan, çalışan.
ii. , 132
ii. -ini,
250
ii.
-iniñ, 128
iiş salış-:
Birlikte iş yapmak, beraber çalışmak.
ii. s.- ,
388
iişsiz:
İşsiz, işsiz güçsüz, başıboş.
ii. ,
136, 564, 570
ii.
-leriñ, 704
iiş stolı: Çalışma
masası.
ii. s. ,
444
ikatyook:
Guguk (kuş).
i. , 212,
272
iki: İki.
i. -(ä)ä,
192, 592
i. , 40,
84, 104, 106, 108, 114, 122, 148, 150, 220, 226, 258, 260, 272, 278, 302, 348,
362, 400, 404, 452, 472, 490, 494, 518, 522, 526, 550, 576, 578, 584, 594, 596,
598, 604, 624, 638, 644, 658, 660, 662, 672, 710, 718, 736, 750, 756, 758, 766,
798
i. -ce,
436, 438
i. -den,
760
i. -imiz,
66, 70, 128, 158, 242, 274, 412, 440, 480, 490, 568, 624, 646
i.
-imize, 244
i.
-imizem, 276
i.
-imizi, 82
i.
-imiziñ, 296, 480
i. -iñiz,
644, 662
i.
-iñize, 424
i. -si,
104, 106, 108, 260, 470, 494, 594, 656, 666, 688
i.
-sinde, 84
i. -sine,
134
i.
-sinem, 566, 656
i.
-siniñ, 656
iki dilli:
İki yüzlü, münafık, riyakâr.
i. d. ,
306
iki gezek:
İki kere/defa.
i. g. ,
70, 322, 416, 420
iki köpük:
İki kapik (para).
i. k. ,
436, 438
ikilik: İki
puan, iki (öğrenci notu).
i. , 286
ikinci:
İkinci.
i. , 398,
712
ikinci gezek:
İkinci defa.
i. g. ,
502
ikindiin: İkindi sonu, a