
MEHMET KARA: 1960 Mersin (Gülnar) doğumludur.
Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı
Bölümünü bitirdi (1986). Ankara Üniversitesi Hukuk, Siyasal Bilgiler
ve Ziraat fakültelerinde Türk dili okutmanlığı görevinde bulundu
(1987-1993).
Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış
bir eser üzerinde dil incelemesi yaparak yüksek lisansını tamamladı
(1988).
Sovyetler
Birliği'nin dağılmaya başladığı yıllarda hocası Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun'un
açtığı çığırı izleyerek Türk lehçelerine karşı derin bir ilgi duydu. Onun rehberliğinde
Türkmen şairi Ata Atacanov'un şiirleri üzerinde bilgisayar destekli bir
stilistik çalışması yaparak doktor oldu (1996).
Türkmenistan'a
giderek sahasıyla ilgili araştırmalarda bulundu ve uluslararası düzeyde
toplantılara katıldı.
Yazdığı
makaleleri, Türk Dili, Türk Yurdu, Türk Kültürü, Bilig, Türk Dünyası Dil
ve Edebiyat Dergisi gibi dergilerde yayımladı.
Türk İşbirliği
ve Kalkınma Ajansı, Türk Dil Kurumu ve Millî Eğitim Bakanlığının ortaklaşa
yürüttükleri "Ortak Türk Edebiyatlarını Yazma Komisyonu"nda;
Türk Dil Kurumu ile Türk İşbirliği ve
Kalkınma Ajansının birlikte yürüttükleri "Karşılaştırmalı Türk
Lehçeleri Grameri Projesi"nde görev aldı.
Gazi
Üniversitesiyle Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinde misafir öğretim üyesi
olarak Türk lehçeleri dersleri okuttu.
Yirmi Türk lehçesinin Kiril
harfli metinlerini elektronik ortamda Lâtin'e çeviren bir yazılımın
geliştirilmesine öncülük etti ve bu yazılıma "Gaspıralı Ver. 1.0"
adını verdi.
Yaptığı çalışmaların bir ürünü
olarak Who is Who in Turkey? (Türkiye'de Kim Kimdir?) adlı
biyografi ansiklopedisinde hayatı ve eserlerine yer verildi.
06.06.2002 tarihinde "Çağdaş
Türk Lehçeleri Doçenti" unvanını aldı.
Şu anda Kırıkkale Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi
olan Kara, evli ve üç çocuk babasıdır.
ESERLERİ:
İnceleme ve Araştırmaları: Nerede Hata
Yaptık? -Zeki Karakaya ve Ahmet Efe ile birlikte- (1991), Türkçenin
Uluslararası Şiir Şöleni-Türk Dünyası Şiir Güldestesi -Metinler/Bildiriler/Seçmeler
-Yayına hazırlayan- (1993), Ata Atacanov’un Şiirleri I-II - Giriş-Metin-Aktarma-İnceleme-Gramer
Dizini- (1997), Türkmen Türkçesi ve Türkmen Edebiyatı Üzerine Araştırmalar
(1998), Türkmence - Giriş-Gramer-Metinler-Sözlük (2001).
Şiir Kitapları: Gün Doğmak Üzere (1990), Denizi
Mavileştiren Uyku (1992), Gündüz Tükenmeden (2000).
Tercümeleri: Japanese Tales -Japon Masalları-
(2000).
AHMET KARADOĞAN: 1976 Yozgat (Akdağmadeni) doğumlu olan
Karadoğan, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. 1998 yılında
Kırıkkale Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı
Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl Kırıkkale Üniversitesinde başladığı yüksek
lisans eğitimini 2001 yılında “Anadolu’yu Türkleştirenlerin İsimleri”
adlı teziyle tamamladı. 2001 yılında
aynı üniversitede doktora eğitimine başladı. Türklük biliminin çeşitli
konularında yaptığı çalışmaları Türk Dili, Türk Dili Araştırmaları
Yıllığı–Belleten, Türk Dünyası Araştırmaları, Millî Folklor gibi
dergilerde yayınlandı.
Şu anda Kırıkkale Üniversitesi,
Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde araştırma
görevlisidir.
İletişim: mehkara@yahoo.com
SÖZ BAŞI
Deyimler, çoğunlukla gerçek
anlamının dışında kullanılan ve ilgi çekici bir anlatım özelliği taşıyan
kalıplaşmış kelime topluluklarıdır. Bu kelime toplulukları, taşıdıkları
anlatım değeri bakımından dilde önemli bir yere sahiptirler ve doğru
kullanıldıkları zaman anlatıma büyük bir zenginlik kazandırırlar. Bu sebeple
gerek konuşma dilinde, gerekse yazı dilinde deyimlere sık başvurulur.
Türk Lehçelerinin birbirine
aktarılmasında çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Türk Lehçeleri
arasında karşılaştırmalı dil bilimi çalışmalarının azlığı sebebiyle bu tür
sorunların niteliği ve nasıl aşılacağı tam olarak tespit edilememektedir.
Türk Lehçeleri arasındaki aktarma
sorunlarından bir kısmı, deyimlerin yanlış aktarılmasından kaynaklanmaktadır.
Bu sorunun aşılması da şüphesiz lehçeler arası deyim sözlüklerinin
hazırlanmasıyla mümkün olacaktır.
İşte bu eser, lehçeler arası
aktarma çalışmalarına katkı sağlamak üzere hazırlanmıştır. Ancak doğrudan
aktarma çalışması yapmayanlar da Türkmenlerin kullandığı deyimleri görmek ve
bunları Türkiye Türklerinin deyimleriyle karşılaştırmak için bu eseri
kullanabilirler.
Bu çalışmada, Türkmen Türkçesindeki
deyimlerin anlamları Türkiye Türkçesi ile verilmiştir. Anlamlar verilirken
deyimin deyim olarak karşılanmasına büyük özen gösterilmiştir. Eser hazırlanırken
çeşitli eserler ve sözlüklerden faydalanılmıştır. Sözlükler içerisinde hem
deyimler sözlüğü hem de genel sözlükler vardır.
Çalışmamızda, madde başı olarak
toplam 5728 adet deyim bulunmaktadır. Aynı kavramı anlatan deyimlerin anlamları
verilirken, okuyucuya kolaylık olması bakımından " bk." ibaresi
kullanılmamış; onun yerine bu durumdaki her madde başı için bizzat madde
başının karşısında anlam verilmiş, göndermede bulunulmamıştır. Zaman zaman
sözlükte bir yere baktığında, okuyucunun bir başka yere daha bakması
gerekmektedir. Bu, dolambaçlı bir yoldur. "bk." anlayışını işletmememizde,
bilgisayarın sağladığı kolaylık da elbette etkili olmuştur.
Bazı deyimler
Türkiye Türkçesinde olmadığı hâlde bunların Türkmen Türkçesindeki anlamları
kelime kelime aktarılmış, daha sonra (;) işareti konulup ardından deyimin
Türkiye Türkçesindeki şekillerine yer verilmiştir. Derin kültür etkileşimleri
sonucu bunların ortak deyim hâline gelmeleri ihtimal dahilindedir. Bu yüzden
çok yerde ilk (;) işaretinden önceki deyimlerin Türkiye Türkçesinde
bulunmadığı hâlde verilmesi yadırganmamalıdır. Bununla ilgili olarak şu örnekleri
verebiliriz: "içinde it uvlamak:
İçinde it ulumak; açlıktan karnı guruldamak, karnı zil çalmak, fena hâlde
acıkmak; diliñden kirey islemek: Dilinden kira istemek; söylemesi gereken şeyi söylememek,
konuşmaktan kaçınmak; düyeden ulı pil bar: Deveden büyük fil var;
büyüğün büyüğü var, güçlünün daha güçlüsü var; garı köp basğılamak: Karı
fazla çiğnemek; güngörmüş olmak, çok yaşamak, uzun yaşamak, yaşı çok olmak; üzümiñ
suvı yalı: Üzüm suyu gibi; iki dirhem bir çekirdek, bir içim su, çok güzel,
zarif -kadınlar için-."
Türkiye Türkçesinde deyimler,
genellikle 3. şahıs baz alınarak kullanılır. Ancak Türkmen Türkçesinde 3.
şahıs yanında, ağırlıklı olarak 2. şahıs da göz önünde bulundurulmaktadır. Bu
sebeple çalışmamızdaki madde başları, Türkmen Türkçesindeki yaygın
kullanılış biçimleri dikkate alınarak; bir kısmı 3. şahsa göre, bir kısmı da 2.
şahsa göre verilmiştir.
Ortaya koyduğumuz bu eserin;
Türkmen Türkçesi–Türkiye Türkçesi üzerine karşılaştırmalı araştırmalarda bulunacak
olanlara, iki lehçe arasında aktarma yapacak kimselere, Türk kültürüyle
ilgilenen araştırıcılara ve Türkmen Türkçesi dersi alan öğrencilere faydalı
olacağını ümit ediyoruz.
Kullanıcıların yerinde yapılmış
eleştirileri, eserin yeni baskılarında değerlendirilecektir. Kendilerine
şimdiden teşekkür ederiz.
Sözlüğün düzeltmelerinde bize
yardımcı olan Arş. Gör. Aslıhan Dinçer'e, bazı deyimlerin doğru
anlamlandırılmasında katkıda bulunan Farzad Marjani'ye, bizi sıkıştırarak bu
sözlüğün kullanıcılarına daha çabuk ulaşmasına vesile olan yayıncı Musa
Çağlar'a teşekkürü bir borç biliriz.
20.02.2004
Doç. Dr. Mehmet KARA
Ahmet
KARADOĞAN
"DEYİM" VE
"DEYİMLER SÖZLÜĞÜ" ÜZERİNE
Gramer terimleri sözlüklerinde ve konuyla ilgili eserlerde
"deyim" kavramı genellikle şu biçimlerde tanımlanmaktadır:
"Bir tür sözlüksel birim oluşturan anlambirim toplaşması; genellikle
öz anlamından az çok ayrı bir anlam içeren kalıplaşmış söz" (Vardar
1988: 74); "Çekici bir anlatım özelliği taşıyan, genellikle gerçek
anlamından ayrı bir anlamı bulunan kalıplaşmış kelime öbeği" (Topaloğlu
1989: 55); "Gerçek anlamından farklı bir anlam taşıyan ve çekici bir
anlatım özelliğine sahip olan kelime öbeği" (Korkmaz 1992: 43);
"Belli bir kavramı, belli bir duygu ya da durumu dile getirmek için
birden çok sözcüğün bir arada, seyrek olarak da tek bir sözcüğün yan anlamında
kullanılmasıyla oluşan sözdür" (Aksan 1998: 35).
Yukarıdaki tanımlamalarda deyimle ilgili "kelimelerin
yan anlamında kullanılması", "etkili bir anlatım gücü olması"
ve "kalıplaşmış sözlerden oluşması" gibi özelliklere vurgu
yapılmaktadır. Vurgulanan bu özellikler, deyim için tanımlayıcı niteliklerdir.
Bir ifadenin deyim olup olmadığının belirlenmesinde, kelimelerin gerçek
anlamlarının dışında kullanılıp kullanılmadığına özellikle dikkat etmek
gerekir. Aksi taktirde deyim ile birleşik fiil karıştırılabilir; bazı birleşik
fiiller deyim, bazı deyimlerse birleşik fiil zannedilebilir. Meselâ; Türkiye
Türkçesindeki küfelik olmak deyimi, ol- fiilinin birleşik
fiil kuruluşunda sıkça kullanılmasına bakılarak birleşik fiil zannedilebilir.
Çeşitli söz gruplarının deyim hâline gelebilmesi veya deyim
olarak kullanılabilmesi için belli bir zamana ve belli bir dil birliği
içinde yaygınlaşma sürecine ihtiyacı vardır. Deyimlerin doğuşu şahsî kullanımlarla
başlar. İlk başlarda belli bir grup veya çevre içerisinde yaygınlaşır. Eğer bu
ifade gerçekten etkili bir anlatım gücüne sahipse, kullanımı iyice yaygınlaşır
ve artık deyim hâline gelir. Hatta deyimlerin bir kısmı belli bir sosyal grup
argosu olarak başlar; daha sonra geniş kitleler tarafından kullanılınca deyim
hâline gelir. Meselâ; Türkiye Türkçesindeki arazi olmak, asker argosu
olarak ortaya çıkmasına rağmen günümüzde deyim olarak üst dilde
kullanılmaktadır.
Deyimlerde bir milletin iktisadî ve sosyal hayatının, inanç
sisteminin, tarihî macerasının derin izlerini bulmak mümkündür. İnsanların
önem verdikleri şeyler deyimlere yansır; dolayısıyla deyimlere bakarak bir
millet hakkında çok fazla şey öğrenilebilir. Ayrıca; halk tarafından iyi
veya kötü sayılan tutum, davranış ve çeşitli insanî özellikler de deyimlere
yansımaktadır. Bu özellikler, diğer bütün dünya dillerinde olduğu gibi, Türk
lehçelerine de yansımış durumdadır. Öte yandan bu tür deyimlerin yanında organ
adlarıyla ilgili deyimlerin bütün Türk lehçelerinde çok yaygın olduğunu
söylemek gerekir.
Deyimlerin bu özelliğini çok iyi
kavrayan Mehmet Kaplan, yıllar önce şunları yazmıştır: "Türkiye dışında
yaşayan yüz milyona yakın Türkün konuşma ve yazı dili de bizi ilgilendirir.
Bütün Türklerin kullandıkları dili, deyimleriyle tespit eden bir lügate ihtiyaç
vardır.
Dilciler, umumiyetle muhtelif
Türk şiveleri arasındaki fonetik benzerlikler ve farklar üzerinde duruyorlar.
Kelime ve deyimlerin mana bakımından mukayesesi kültür yönünden daha
mühimdir." (Kaplan 1987: 11).
Deyimler, etkili bir anlatım gücüne sahip olmaları
sebebiyle gerek gündelik konuşmalarda, gerekse yazı dilinde sıkça
kullanılırlar. Türkçenin bugün için en eski metinleri olan Köktürk
Yazıtlarında da anlatımın güzelleşmesi ve etkinleşmesi için deyimlerden
faydalanılmıştır. Bu durum, kimi araştırıcılar tarafından Köktürk yazı dilinin
eskiliğine bir delil olarak gösterilir. Çünkü, deyimler ilk olarak konuşma
dilinde oluşmaya başlar ve konuşma dili unsurlarının yazı diline aksetmesi de
belli süreç gerektirir. Yazı dilinde kullanılan unsurların gerisinde uzunca bir şifahî dönem vardır.
Türk dünyasında asırlar boyunca
farklı coğrafya ve siyasî birliklerde yaşamış olan Türk topluluklarının
deyimlerinde ortaklıklar, benzerlikler görülmektedir. Bir kısım deyimlerde
ise kullanılan kelimeler farklı bile olsa kuruluş mantığı bakımından
ortaklık veya benzerlik vardır. Türkmen Türkçesindeki deyimler ile Türkiye
Türkçesindeki deyimlerde bu tür benzerliklere veya ortaklıklara rastlanmaktadır.
Bu tür ortak deyimler; Oğuzların bir kısmının batıya göçüp, bir kısmının da
yerlerinde kalarak ayrılmalarından önceki dönemlere ait olabilir. Ancak
bir kısmı ayrılıştan sonraki dönemlere ait olmalıdır. Aşağıdaki deyimlerin
aynısı veya benzeri Türkiye Türkçesinde de kullanılmaktadır. Verilen örneklerin
birinci kısmı Türkmen Türkçesini, ikinci kısmı ise Türkiye Türkçesini temsil
etmektedir: acı habar ~ acı haber, adam saymazlık ~ adamdan
saymama, ağzı bişmek ~ ağzı yanmak, aman dilemek ~ aman
dilemek, arka çıkmak ~ arka çıkmak, bağrıñ yanmak ~ bağrı
yanmak, bağtı gara ~ bahtı kara, başı bağlı ~ başı
bağlı, bir eli yağ bir eli bal tutmak ~ bir eli yağda bir eli
balda olmak, bite gahar edip yorğanı oda bermek ~ pireye
kızıp yorgan yakmak, bir okda iki tovşan avlamak ~ bir taşla iki
kuş vurmak, burnundan getirmek ~ burnundan getirmek, cähennemiñ
teyine gitmek ~ cehennemin dibine gitmek, dünyä täzeden inen yalı bolmak ~ dünyaya
yeniden gelmiş gibi olmak, eğri oturıp
doğrı sözleşmek ~ eğri oturup doğru konuşmak, ene süydüñden halal ~ ana sütü gibi helâl,
eşekden yıkılan yalı bolmak ~ eşekten
düşmüşe dönmek, gaflat ukusından oyanmak ~
gaflet uykusundan uyanmak, ganı beynisine
urmak ~ kan beynine sıçramak, gaş
oñarcak bolup göz çıkarmak ~ kaş yapayım derken göz çıkarmak,
gassaba yağ gayğı geçä can ~ keçiye can kaygısı kasaba et kaygısı, gılını
gımıldatmazlık ~ kılını kıpırdatmama, gılıcından gan dammak ~ kılıcından kan
damlamak, gılıçdan geçirmek ~ kılıçtan
geçirmek, gızım saña aydyan gelnim sen düş ~
kızım sana söylüyorum gelinim sen işit, gökdäki
dileğiñ yerde govuşmak ~ gökte ararken yerde bulmak, göz açıp yuması salımda ~ göz açıp
kapayıncaya kadar, göz bile gaşıñ arasında ~
kaşla göz arasında, gözüni yolda goymak ~ gözünü yolda koymak,
gulağıñ posunı açmak ~ kulağının pasını açmak, oklav yuvudan
yalı ~ oklava yutmuş gibi, ucız gutulmak ~ ucuz kurtulmak,
üstünden dağ ayrılan yalı bolmak ~ üstünden dağ kalkmış gibi olmak,
üstünden gaynağ suv guylan yalı bolmak ~ başından aşağı kaynar sular
dökülmek.
Oğuz Türkleri, batıda
ve doğuda birbirlerinden habersiz olarak aynı veya yakın mantıkla bir miktar
deyimler üretmişlerdir. Aynı boya ait toplumların birbirlerinden habersiz olarak aynı deyimleri
üretmeleri, dilin dünyayı ve hayatı belli bir felsefe ve sistematik içerisinde
yorumlama özelliğinden de kaynaklanabilir. Birbirleriyle hiç yüzleşmeden bir
kısmı doğuda, bir kısmı da batıda yaşamalarına rağmen Oğuz alt unsurlarının
aynı boy dilini konuşmaları ve aynı dil ile dış dünyayı ve hayatı
yorumlamaları; birbirlerinden habersiz aynı deyimleri üretebilmiş olmalarında
önemli bir etkendir.
Deyimlerin bir
kısmının aynı veya benzer mantıkla kurulmuş olmasına rağmen farklı deyimler
de az değildir. Hatta bir kısım deyimler, benzer görünmesine rağmen Türkiye
Türkçesinden farklı anlamda kullanılmaktadırlar. İşte bu yüzden Türkmen
Türkçesindeki deyimlerin birçoğunun hangi anlamda veya hangi durumlar için
kullanıldığını ilk bakışta anlamak mümkün değildir; bunun için mutlaka sözlüklere
başvurmak gerekir.
Sovyetler Birliği'nin
dağılmasından sonra, Türk lehçeleri arasındaki aktarma çalışmaları yoğunluk
kazanmıştır. Bu aktarmalarda çeşitli hatalara rastlanmaktadır. Aktarma
hataları üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda deyimlere pek yer
verilmemiştir. Oysa aktarmalarda, deyim aktarımı hataları sık görülmektedir.
Yukarıda yer verilen ortak deyimlerin sayısının azlığı düşünüldüğünde, deyimleri
anlamlandırmanın sanıldığından çok daha zor olduğu anlaşılır. Öte yandan benzer
görünen kimi deyimlerin farklı anlamlarda kullanılabilir durumda olması,
işi biraz daha karmaşık hâle getirmektedir.
Bütün bunlar, deyim
aktarımı hatalarının çoğalmasına sebep olmaktadır. Deyimlerle
ilgili aktarma hatalarını şöyle sıralayabiliriz: Uygun olmadığı hâlde aslını
koruma, aslını uyarlama, yanlış deyim seçimi, hedef lehçede olmayan deyim
kullanımı, deyimi deyim ile aktarmama. Bu hataların diğerleri orijinal metnin
doğru anlaşılmasını engellerken; deyimi deyim ile aktarmama, genel metinlerde
anlatım gücünü zayıflatmakta, şiir ve hikâye gibi sanat ürünü eserlerde ise
duyulması gereken edebî zevki yok etmektedir.
Deyimlerin aktarımı konusunda bu
tür hatalara düşmemek için Türk lehçeleri arasında karşılıklı olarak
hazırlanmış deyimler sözlüklerinden yararlanmak gerekir. Ancak ne yazık ki
bu tür eserler, yok denecek kadar azdır. Bu açıdan hazırladığımız deyimler
sözlüğünün önemi bir kat daha artmaktadır.
Türk dünyasının gelecekte daha
sağlam bir zeminde buluşmasını herhalde hepimiz arzu ederiz. İşte bu yüzden,
değişik Türk lehçeleriyle ilgili bilimsel araştırma yapan meslektaşlarımızın da
üzerinde çalışmış oldukları lehçelere ait gramerler ve genel sözlükler yanında
özellikle deyimler sözlükleri hazırlamaları en büyük temennimizdir.
KİTAP
İSTEME ADRESİ:
Bayındır 1. Sokak, Aksoy Çarşısı, No: 27/9 Kızılay/ANKARA
Telefon: 0312 – 435 26 62
Cep : 0536 – 691 9610
Faks : 0312 – 435 26 62
E-posta: caglaryay@yahoo.com