ŞEKİL BİLGİSİ

 

BASİT KELİME

 

Basit kelime, yapı bakımından daha küçük parçalara ayrılamayan kök hâ­lin­deki keli­me­dir: aaç "aç", bak- "bakmak", gara "kara, siyah", üyr- "ürmek, hav­lamak".

 

TÜREMİŞ KELİME

 

Türemiş kelime, herhangi bir yapım ekini alarak genişlemiş ve yeni an­lam kazanmış kelime­dir: aacat- "acıtmak; incitmek", gapak "kapak", soorağ "soru", yaanaş- "yanaş­mak, yaklaşmak".

 

YAPIM EKLERİ

 

Yapım ekleri, kelime kök ve gövdelerine gelerek bunlardan yeni kelimeler türeten ekler­dir. Dört türü bulunmaktadır: İsimden isim yapma ekleri, isimden fiil yapma ek­le­ri, fiilden isim yapma ekleri, fiilden fiil yapma ekleri.

İsimden İsim Yapma Ekleri

-ca/-ce: Kalıcı isimler türetir: eğrice "bir nakış türü", turşuca "bir bitki adı".

-cağaz: Sadece kalın şekli vardır. Ünlü ve ünsüz uyumlarına gir­mez. Kü­çült­me, sevgi ve acıma ifade eder: atcağaz "atçağız", gıızcağaz "kızcağız", pi­şik­ca­ğaz "kediceğiz".

-cak/-cek: Sevgi ve küçültme ifade eder: keyicek "ceylancık", tovucak "ta­vuk­­çuk".

İsimlerden sıfat yapar: dövü­cek "kırık dökük, bozuk", ovnu­cak "küçük".

Kalıcı isimler türetir: oyun­cak "oyuncak", yetğin­cek "henüz büyümemiş er­kek çocuk".

-cak/-cek eki, sonu "k" ünsüzü ile biten isimlere geldiğinde bu "k" ünsüzü düşer: keyik+cek > keyicek, ovnu­k+cak > ovnu­cak, tovuk+cak > tovucak vb.

-cañ/-ceñ: Ünsüz uyumuna girmez. İsimlerden sıfat yapar: höves­ceñ "he­ves­li", iişceñ "becerikli".

-cık/-cik, -cuk/-cük: Sevgi ve küçültme ifade eden isim ve sıfatlar yapar: baalacık "yavru­cuk", iin­çe­cik "incecik", ki­çicik "küçücük".

-cımak/-cimek, -cumak/-cümek: İsimden sıfat yapar: kircimek "çabuk kir tutan; kirli", külcümek "gri, kül ren­ginde", yaağcımak "yağlı".

-ça/-çe: Dil ve lehçe isimleri yapar: Rusça "Rus­ça", Türkmençe "Türk­men­ce".

-ça/-çe: Farsça kaynaklı bir ektir. Küçültme ifade eder: düşekçe "minder", kitaapça "broşür", yorğança "küçük yorgan".

-çı/-çi: Yuvarlak ve "c"li şekilleri yoktur. İş ve meslek isimleri türetir: baa­lık­çı "ba­lıkçı", de­mir­çi "demirci", okuv­çı "öğrenci".

Huy, karakter ve alışkanlıkları yansıtan isimler türetir: aaldavçı "yalancı", cencelçi "kavgacı", yalançı "ya­lancı".

-çıl/-çil, -çul/-çül: Tek heceli yuvarlak ünlülü kelimeler dışında düz şekli kul­­lanılır. İsimden sıfat yapar: gayğıçıl "kaygılı", gür­rüñçil "sohbete düşkün", uukuçıl "uykucu".

-çılık/-çilik, -çulık/-çülik: İş ve meslek isimleri türetir: guşçulık "kümes hay­­vanı yetiştiriciliği, tavukçuluk", ussaçılık "ustalık", üzümçilik "üzümcülük, üzüm yetiştiriciliği", yüpekçilik "ipekçilik, ipek üreticiliği".

Bir şeyin durumunu veya miktarını belirtir: kemçilik "eksiklik, yetersizlik", köpçülik "halk, kitleler, kalabalık".

-daar: Farsçaya ait bir ektir. Türkçe kökenli kelimelerde de kul­lanılır: akıl­daar "mütefekkir, dü­şü­­nür", alğıdaar "alacaklı, alacağı olan", berği­daar "borç­lu", dil­daar "sev­gi­li", gaan­daar "canî, kâtil".

-daş/-deş: Ünsüz uyumuna girmez. Ortaklık, yakınlık ve beraberlik ifade eder: dövürdeş "çağdaş", pikirdeş "aynı fi­kir­­de olan", sakgaldaş "yaşıt -er­kek­ler için-".

-dı/-di: Düzlük-yuvarlaklık ve ünsüz uyumlarına girmez. Taklidî isim­ler yapar: caññır­dı "şangırtı", gümmürdi "güm­­bür­tü", gütürdi "kü­tür­­tü".

-hoor: Farsçaya ait bir ektir. Türkçe kökenli kelimelerde de kul­la­nıl­mak­­ta­­dır: çaayhoor "çok çay içen", gaanhoor "canî, kâtil", paarahoor "rüş­vet alan, rüş­vetçi", süythoor "çok süt içen".  

-ıstaan/-istaan, -ustaan/-üstaan: Farsça kaynaklı olan bu ek, diğer keli­­me­­le­rin yanı sıra yer adla­rın­da yaygın olarak kullanılır. Söz konusu ek, Türk­­çe köken­li ke­­limelere de eklenmektedir. Gazağıstaan "Kaza­kis­tan", Türk­menis­taan "Türk­me­nis­tan", çölüstaan "çöl yer, çöllük", gü­lüs­taan "çi­çek­lerle kaplı yer".

-käär, -ğäär: Farsçaya ait bir ektir. Türkçe kökenli kelimelerde de kul­lanıl­mak­­­ta­­­dır: coğaapkäär "sorumlu", günääkäär "günahkâr, suçlu", küyze­ğäär "çöm­­lek­çi", umııdığäär "ümitli".

-keş: Farsçaya ait bir ektir. Türkçe kökenli kelimelerde de kul­lanılır: ara­bakeş "kağnı veya at arabasını süren kimse", düyekeş "deve çeken, de­ve­ci", gııbatkeş "dedikoducu, dedikodu eden", zähmetkeş "çilekeş, çile çe­ken".

-kı/-ki, -ku/-kü: Aitlik ifade eder: daağdaakı "dağdaki", düynki "dünkü", öñ­kü­den "öncekinden", seniñki "seninki", soñkuca "son, en son".

-lak/-lek: İsimden sıfat türetir: burunlak "iri burunlu", eğinlek "geniş omuz­lu", gaşlak "kalın kaşlı", saçlak "gür saçlı".

-layın/-leyin: "göre", "şeklinde", "ile", "bo­yunca", "olarak" gibi anlamlar ifa­de eder: aytmışlayın "dediğine göre", hal­ka­­la­yın "halka gibi", hepdeleyin "bir hafta boyunca", töve­rek­le­yin "bü­tün yönleri ile", vağtlayın "geçici olarak".

-lı/-li, -lu/-lü: Sıfat türetir: gaylı "tipili", güyçlülik "güçlülük", öyli "evli".

-lık/-lik, -luk/-lük: Varlıkların toplu olarak  bulundukları yeri belirten isimler yapar: daağ­lık "dağlık", daaşlık "taşlık".

Alet isimleri yapar: ellik "eldiven", öñlük "önlük".

İş ve meslek isimleri yapar: esğerlik "askerlik", mü­diir­lik "müdürlük".

Soyut isimler yapar: doğanlık "kardeşlik", gözellik "güzellik".

-man/-men: İnsana ait herhangi bir organın normalinden daha büyük oldu­ğu­nu ifa­de etmek için kulla­nılır: gaabakman "göz kapağı büyük olan", señrik­men "iri burunlu".

-mtık/-mtik: Tat bildiren sı­fat­lara gelerek bunlardan ben­zer­­lik ve gibilik ifade eden yeni kelimeler türetir: süycümtik "tat­lım­sı", turşumtık "ekşimsi".

-mtıl/-mtil: Renk bildiren sı­fat­­lar­dan benzerlik ve gibilik ifade eden kelime­ler yapar: göö­ğümtil "mavimsi", saarımtıl "sarım­tı­rak".

-ncı/-nci: Sayı isimlerine gelerek sıra ve derece bildiren isimler türetir: döördünci "dördüncü", oo­nun­cı "onuncu".

Sayı isimlerinin dışında birkaç kelimeye gelerek bunlardan da sıra ve de­re­ce bildiren isimler yapar: ilkinci "ilk, bi­rin­ci", nää­çen­ci "kaçıncı", or­tan­cı "ortan­ca".

-raak/-rääk: Bir şeyin tadı­nın, renginin veya durumunun normaline göre da­ha az olduğunu gösterir: aağraak "biraz ak", tääzerääk "biraz yeni", uluraak "bü­yükçe, biraz büyük".

-sa/-se: Organ adlarına gelerek bunlarla ilgili alet veya eşya isimleri türetir: alkımsa "yular", damaksa "boy­na asılan süs eşyası".

alkımsa örneğinde "alkım"ın anlamı "çene"dir.

-sı/-si: Ben­zer­­lik ve gibilik ifade eden kelimeler türetir: goñursı "kah­ve­rengimsi", öçüğsi "biraz solgun".

-sız/-siz, -suz/-süz: Olumsuz manalı sıfatlar yapar: alaaçsız "çaresiz", iişsiz "işsiz", suvsuz "susuz".

-sov/-söv: İsimden sıfat türetir: çääğesöv "kumlu", damaksov "açgözlü, obur".

 

İsimden Fiil Yapma Ekleri

-a-/-e-: Olma ve yapma ifade eden fiiller türetir: baaya- "zengin olmak", gaana- "kana­mak", giiñe- "genişlemek".

-al-/-el-: Olma ifade eden fiiller türetir: daa­ral­- "daralmak", kö­pel- "ço­ğal­mak".

-ar-/-er-: Renk bildiren sıfatlardan, oluş ifade eden geçişsiz fiiller tü­re­tir: aalar- "kızarmak", çaalar- "kır­laş­­mak", göö­ğer- "göğermek; morarmak".

İsimlerden geçişsiz fiiller türetir: buuğar- "buharlaşmak", yaaşar- "ya­şar­mak".

İsimlerden geçişli fiiller türetir: otar- "otlatmak", öyer- "evermek, evlen-dir­mek".

-car-/-cer-: Olma ifade eden geçişsiz fiiller türetir: çañcar- "hafifçe toz-lanmak", öölcer- "nem­lenmek, ıslanmak".

-cıra-/-cire-: dercire- "hafifçe ter­lemek", ha­yal­­cıra- "kendini kay-betmek; şaşırmak".

-da-/-de-: Taklidî isimlere  gelerek bunlara ait hareketi ifade eden fiiller türetir: güvvülde- "uğulda­mak", mıdırda- "mırıldan­mak".

Taklidî olmayan birkaç isme gelerek bunlardan da fiiller türetir: aalda- "aldatmak", golda- "desteklemek".

-gar-/-ger-, -kar-/-ker-: pakgar- "deri üzerinde şişlik oluş­mak", pañkar- "yersiz övünmek; yüksekten atmak".

-ğır-/-ğir-, -ğur-/-ğür-; -kır-/-kir-, -kur-/-kür-: Taklidî isimlere gelerek bun­lara dayalı hareketleri ifade eden fiiller türetir: haykır- "haykır-mak", heñkir- "hıç­kıra hıçkıra ağlamak; bağır­mak", hınçğır- "hıç­kır­­mak", tüykür- "tükürmek", üsğür- "öksürmek" .

-k-: Geçişsiz fiiller türetir: biirik- "birleşmek; kavuşmak", daarık- "huzursuz olmak".

-l-: Sıfatlara ge­le­­rek bunlardan oluş ifade eden fiiller türetir: gıısğal- "kısalmak", iinçel- "incelmek", yağtıl- "aydınlanmak; şa­fak sökmek".

-la-/-le-: İsmin taşıdığı manaya dayalı iş, oluş ve hareketi ya da nes-nelerin belli bir hâle girmesini ifade eder: eyele- "sahip olmak", gucakla- "kucaklamak", sözle- "konuş­mak".

Tabiat taklidi isimlerden taklidî fiiller yapar: määle- "mele­mek", şırla- "şı­rıl­damak".

 

Yabancı dillerden alınan isimlerin fiil hâline getirilmesinde önemli rol oy­nar: boronala- "tırmık­la­mak", hasaapla- "hesaplamak", hääzirle- "hazır-lamak", normala- "kurallı hâle getirmek", tääzele- "yenilemek¸ değiştir­mek".

Sayı isimlerine gelerek bir işi kaç kişinin birlikte yaptığını gösterir: ikile- "bir işi iki kişi birlikte yapmak", üçle- "bir işi üç kişi birlikte yapmak".

-ra-/-re-: İsmin taşıdığı anlama dayalı hareketleri ifa­de eden fiiller türetir: däälire- "delirmek", garañ­kı­ra- "karanlık çökmek, kararmak".

-rğa-/-rğe-: Tek heceli isim ve sıfatlara gelerek bunlarla ilgili hare­ket­­leri belirten fiiller türetir: geñirğe- "hayret etmek; şaşırmak", nääzirğe- "nazlanmak; kapris yap­mak", yaadır­ğa- "yadırgamak".

-sa-/-se-: küyse- "istemek; özlemek", suvsa- "susa­mak".

küyse- örneği, Türkmencede "hayal, düşünce" anlamlarına gelen küy keli­me­sin­den türetilmiştir.

-sıra-/-sire-, -sura-,-süre-: Kişinin kendisini olduğundan başka göster­mesini ifade eden fiiller türetir: arka­yın­sıra- "sakinmiş gibi dav­ran­mak", ga­rııp­sıra- "ken­dini yoksul göstermek", möön­süre- "hiçbir şey bilmiyormuş gibi davran­mak", saadasıra- "kendini sade saymak".

Bir şeye olan meyli, bir şeye duyulan arzuyu gösteren fiiller tü­retir: çaay­sı­ra- "çay içmek istemek", çi­lim­­­sire- "sigara içmek istemek".

Fiilden İsim Yapma Ekleri

-a/-e: Fiilin gösterdiği hareketle ilgili isim ve sıfatlar türetir: goşa "çift", otu­ra "felçli, kötürüm".

-aç/-eç: Fiilin gösterdiği hareketle ilgili isimler türetir: göreç "göz bebe­ği", tutaç "tutacak".

-ağan/-eğen: Fiilin gösterdiği hareketin sürekliliğini ifade eden sıfatlar türetir: gezeğen "çok gezen", yata­ğan "çok yatan, uykucu".

-ak/-ek: Fiilden sıfat yapar: gorkak "korkak", gülek "çok gülen".

Eşya ve alet isimleri yapar: orak "orak", pıçak "bıçak".

Fiilden, başka tür isimler yapar: böölek "par­ça", yığnak "toplantı".

-alğa/-elğe, -lğa/-lğe: Ünsüzle biten fiillere "-alğa/-elğe"; ünlüyle biten fiil­le­re "-lğa/-lğe" şeklinde gel­ir.

Yer isimleri türetir: duralğa "durak, istasyon", geçelğe "geçit", okalğa "okuma salonu".

Fiillerden soyut ve somut isimler türetir: aadalğa "terim", tutalğa "sap, tutu­la­cak yer", yörelğe "âdet, gele­nek".

-anak/-enek: Fiillerden somut anlamlı isimler türetir: atanak "iki çizginin birleşmesiyle oluşmuş şekil; kalın ip eğrilen alet", çitenek "salkım-dan kopan üzüm taneleri".

-arman/-ermen: Fiilden sıfat türetir: iyermen "obur", ölermen "ölüm-cül".

-ca/-ce: Soyut ve somut isimler yapar: güymence "eğlen­ce", ınanca "itimat, güven; inanç", örtünce "örtü, örtü­nü­le­cek şey".

-cañ/-ceñ: Ünsüz uyuma girme­z. Fiillerden, insana ait bir özelliği yansıtan sıfatlar türetir: başarcañ "başarılı, gayretli", irinceñ "üşengeç, uyuşuk", söveşceñ "müca­de­­­le­ci".

-ç: Fiillerin gösterdiği hareketle ilgili soyut anlamlı isimler türetir: garğınç "kargış, beddua", gatanç "katkı", söyünç "sevinç".

Fiilden sıfat yapar: ñleç "sağır edici", sustlaç "neşesiz".

-dacı/-deci: Fiilden isim yapar: çıkdacı "harcama, gider", giirdeci "kazanç, gelir".

-ğ: Fiilin gösterdiği hareketle ilgili isimler türe­tir: baar­lağ "kontrol, yok­la­ma", boyağ "boya", dileğ "di­lek".

-ğa/-ğe: Ünsüz uyumuna girmez. Fiilin gösterdiği hareketle ilgili isim­ler yapar: ge­mirt­ğe "kelek", govurğa "kavurga".

-ğak/-ğek: Fiilden sıfat türetir: bezğek "bezmiş, bıkmış", bişğek "çabuk pi­şen", gaçğak "kaçak", taayğak "kaygan".

-ğan/-ğen: Çok heceli fiillere gelir. Ünsüz uyumuna girmez. Sıfat ve isimler türetir: değişğen "şa­ka­cı", gömülğen "bir zehirli yılan türü", uruşğan "dövüş­ken, kavgacı".

-ğı/-ği: Ünlü ve ünsüz uyumlarına girmez. Fiilin gösterdiği hareketle ilgili soyut ve somut isimler yapar: bıçğı "bıçkı, testere", duyğı "duygu, his", söyği "sev­gi".

Pasiflik eki almış fiillerden sıfat yapar: bürelği "örtülmüş", yuvulğı "yıkan­mış".

-ğıç/-ğiç, -ğuç/-ğüç: Ünsüz uyumuna girmez. Fiilin ifade ettiği hareketi ger­çek­leştiren isimler yapar: boz­ğuç "silgi", caanal­ğıç "azrail", çızğıç "cet-vel", iil­dir­ğiç "çengel", süzğüç "süz­­geç".

-ğın/-ğin, -ğun/-ğün: Ünsüz uyumuna girmez. Genellikle tek heceli fiillere ge­lir. Fiilin gösterdiği hareketle ilgili özelliğin, herhangi bir varlıkta fazlaca bu­lun­duğunu gösteren isim ve sıfatlar yapar: aarğın "yorgun", doyğun "doy­muş", düzğün "kural, kaide", gızğın "sıcak", iirğin "bıkkın".

-ğır/-ğir, -ğur/-ğür: Ünsüz uyumuna girmez. Varlıkların ka­lı­­cı özel­liğini ifa­de eden sı­fat­lar yapar: bilğir "bilgiç, akıl­lı", duyğur "çabuk sezen", sız­ğır "has­sas, duyar­lı", yüz­ğür "iyi yüzen".

-ğıt/-ğit, -ğut/-ğüt: Ünsüz uyumuna girmez. Soyut ve somut isimler türetir: kes­ğit "karar, netice", salğıt "vergi; başlık parası", yorğut "tabir, yorum".

-ı/-i: Fiillere gelerek bunların gös­ter­­diği hareketle ilgili soyut ve somut isim­ler türetir: boğı "demet", bukı "sığınak", örti "örtü".

-ıcı/-ici, -ucı/-üci: Fiillere gelerek bunların hareket özelliklerini taşı­yan isim ve sıfatlar türetir: alıcı "alıcı, müşteri", çekici "tartıcı", yüzüci "yüzücü".

-ık/-ik, -uk/-ük: Fiilin gösterdiği hareketle ilgili sıfatlar yapar: açık "açık", boğuk "boğuk", deşik "delik", dövük "kırık".

-ındı/-indi, -undı/-ündi: Fiillerden somut anlamlı isimler türetir: çö-kündi "tor­tu, çö­kel­­ti", gırındı "yonga".

-ış/-iş, -uş/-üş: Fiillere gelerek bunlara ait iş isimleri yapar: çıkış "çıkma, çıkış", duruş "durma, duruş", geliş "gelme, geliş", goorayış "koru-ma", gülüş "gülme, gülüş", sözleyiş "konuşma".

Fiillerden, kalıcı isimler türetir: uruş "savaş", yağış "yağ­mur", yeñ "zafer".

-m: Somut isim­ler de türetmekle birlikte daha ziyade soyut isimler türetir: bilim "bilgi", çı­dam "tahammül, sabır", dilim "dilim", sözlem "cüm-le".

-ma/-me: Fiillere gelerek bunlardan kalıcı isimler türetir: gızzırma "sıtma", golyazma "el yazması", süzme "süzme".

İş isimleri yapar: deñeşdirme "karşılaştırma", yaatlama "hatırlama".

Fiillerden sıfatlar türetir: gızma "öfkeli", göçme "seyyar".

-maç/-meç: Fiilin gösterdiği hareketten kaynaklanan isimler türetir: gıyk­maç "dilim -ka­vun, karpuz vb. için-", yaartmaç "yırtmaç".

Yemek isimleri türetir: kakmaç "ince dilinmiş ve pişirilmek üzere hazır­lan­mış et par­çası", ovmaç "doğranmış ekmeğin yağda ezilmesiyle pişi­ri­len bir ye­mek türü".

Fiillere gelerek bunlardan zarf yapar: gıs­san­maç "acele, tez, çabuk", hovluk­maç "acele, tez, çabuk".

-maça: Fiillerden isimler yapar: goşmaça "ekleme, ek", tapmaça "bil-mece".

-mak/-mek: Fiillere gelerek bunlara ait hareket isimleri yapar: dım­mak "sus­mak", diñ­le­mek "dinlemek".

Fiillerden kalıcı isimler yapar: bu­la­­mak "bulamaç", çak­mak "çakmak".

Ken­­di­­sinden sonra datif eki geldiği zaman "-mak/-mek"in ünlüsü uzar: bar­­mak "gitmek" ® bar­maa­­­ğa "gitmeye", gelmek "gelmek" ® gelmääğe "gel­­me­ye".

-mazak/-mezek: Fiilden sıfat yapar: bozulmazak "bozulmaz", dövül-mezek "kırılmaz".

 

-mık/-mik, -muk/-mük: Fiillerden isim ve sıfat yapar: gaarcımık "bo-ğuk -ses-", kesmik "kaçıp gitmemesi için hayvanların ayağına bağlanan ya da boynuna asılan ağaç", ommuk "başı/ucu kırılmış olan".

-mıt/-mit: Fiillerden so­yut ve somut isimler türetir: almıt "para; mü-kâfat, ödül; cevap", iymit "yiyecek, ye­mek, gıda".

-n: Fiilin gösterdiği harekete bağlı isimler türetir: goşun "ordu", tikin "di­kiş", tütün "du­man".

-t: Fiillere gelerek bunlardan nesne ve yer isimleri türetir: bövet "engel", çöküt "çukur", geçit "geçit".

-uv/-üv, -v: Fiillere gelerek bunlardan so­yut ve somut isimler türetir: aylav "çember, halka", derñev "yoklama, kontrol, teftiş", düzüv "doğru, düzgün, iyi", yazuv "yazı".

-vaaç, -avaaç/-evaaç: Ünlü uyumuna girmez. Fiillere gelerek bunlardan eşya ve alet isim­le­ri yap­ar: çızavaaç "cetvel", gapcavaaç "man­dal, men-gene", germevaaç "ger­gi", yelpevaaç "yelpaze".

-vuk/-vük: Düzlük-yuvarlaklık uyumuna girmez. Daha çok ışık ve ses­le­rin gösterdiği harekete dayalı isim ve sıfatlar türetir: endire­vük "titreyen, titrek", gü­bür­devük "gürültülü ses çıkaran", yalpıldavuk "ışıldayan, parlak".

-vul/-avul: Düzlük-yuvarlaklık uyumuna girmez. Fiilin gösterdiği harekete dayalı isimler türetir: garavul "bekçi, nöbetçi", gaytavul "cevap, karşılık".

Fiilden Fiil Yapma Ekleri

-ala-/-ele-: Kök fiilin taşıdığı anlamı kuvvet­len­dir­ir:  basala- "çiğne-mek", çekele- "çekiştirmek, didiklemek", seçele- "saçmak, dağıtmak".

-añkırla-/-eñkirle-: Fiilin gösterdiği hareketin sonuçlanmak üze­re olduğunu be­lir­tir ve fiili pekiştirir: dooldurañkırla- "doldurmak üzere ol­mak", yeteñkirle- "ye­tişmek üzere olmak".

-ar-/-er-: Oldurma ve yaptırma ifade eden fiiller türetir: gaytar- "geri çe­vir­mek", gider- "kaçırmak, elden çı­kar­mak".

-dar-/-der-: Oldurma ve yaptırma bildiren fiiller türetir: bökder- "ata yük vur­mak", döönder- "dön­dür­mek".

-dır-/-dir-, -dur-/-dür-: Ünsüz uyumuna girmez. Oldurma ve yaptırma ifa­de eden fiiller türetir: ääv­dir- "acele ettirmek", bööldür- "böldürmek", dañdır- "bağ­latmak", dooldur- "dol­dur­mak".

-ır-/-ir-, -ur-/-ür-: Oldurma ve yaptırma ifade eden fiiller türetir: bitir- "bi­tir­mek, ta­mam­­la­mak", gaçır- "kaçırmak", öçür- "söndürmek", uçur- "uçurmak".

-ışdır-/-işdir-, -uşdır-/-üşdir-: Fiillerden sıklık çatısı türetir: boğuşdır- "bağ­lamak", gerişdir- "asmak", görüşdir- "gözden geçirmek".

-l-: Edilgenlik ifade eden fiil­ler türet­ir: bezel- "süslenmek", okal- "okun­mak", yuvul- "yı­kan­­­­mak".

-mala-/-mele-: Kök fiilin taşıdığı anlamı kuvvetlendirir ve fiilin göster-diği ha­rekete süreklilik kazandırır: gaaymala- "ka­nat açarak uçup durmak", gezmele- "gezin­mek".

-n-: Dönüşlülük ifade eden fiiller türetir: asın- "kendisi için asmak", dolan-"dolan­­mak", gizlen- "gizlen­mek".

Pasiflik ifade eden fiiller türetir: baarlan- "kontrol edil­mek", dilin- "dilme iş­lemi baş­ka­sı tarafından ya­pıl­­mak".

-ş-: Bir işin karşılıklı veya birlikte yapıldığını gösterir: böküş- "birlikte sıç­ra­­mak", duu­şuş- "karşılaşmak", gülüş- "gülüş­mek", uruş- "dövüşmek, sa-vaş­mak".

Oluş ifade eden fiiller türetir: berkiş- "sert­leş­mek, katılaşmak", yetiş- "ye­tiş­mek, olgunlaşmak".

-t-: Oldurma ve ettirme ifa­de eden fiiller türetir: okat- "okut­­mak", tanat- "ta­nıtmak".

-z-: Oldurma ve yaptırma bildiren fiiller türetir: gorkuz- "korkutmak", öö­rüz- "kaldırmak; ürkütmek".

 

BİRLEŞİK KELİME

 

Birleşik kelime, bir kavramı karşılamak üzere iki veya daha çok kelimenin bir­leşmesi neticesinde ortaya çıkmaktadır. Birleşik kelimeler, bünyesindeki ke­li­me­le­rin türleri açısından birkaç grupta ele alınabilir:

1. İki ismin bir araya getirilmesiyle oluşan birleşik kelimeler:

İki basit ismin bir araya getirilmesiyle yapılanlar: ayak + gaap > ayakgaap "ayak­kabı", düye "deve" + guş > düyeğuş "deve kuşu", gül + yaka > gülyaka "yuvarlak ve taşlı broş".

Basit isimle türemiş ismin bir araya getirilmesiyle yapılanlar: göz +  boyağ­çı­lık > gözboyağçılık "kandırma, yanıltma", yool + başçı > yoolbaşçı "başkan, lider".

2. Sıfatla ismin/isimle sıfatın bir araya getirilmesiyle oluşan birleşik keli­me­ler:

Basit sıfatla ismin bir araya getirilmesiyle yapılanlar: bääş + daaş > bääş­daaş "beş taş oyunu", gara + guş > garağuş "epilepsi, sara", garrı "yaşlı" + gıız  > garrığıız "çabuk olgunla­şan bir tür kavun".

Türemiş sıfatla ismin bir araya getirilmesiyle yapılanlar: ootlı + çöp > ootluçöp "kibrit", süytli +> süytlaş "sütlaç".

Basit isimle sıfatın bir araya getirilmesiyle yapılanlar: hamıır + turşı "ekşi" > hamıır­turşı "maya, hamur mayası", içi + gara > içiğara "kıskanç".

3. İsimle fiilin bir araya getirilmesiyle oluşan birleşik kelimeler:

İsimle "-ma/-me" eki almış fiilin bir araya getirilmesiyle yapılanlar: aara + kesme > aarakesme "ara, aralık; tatil", gol + yazma > golyazma "el yazması".

İsimle bilinen geçmiş zaman eki almış fiilin bir araya getirilmesiyle yapı­lan­lar: aal + basdı > aal + bassı > aalbassı "kâbus esnasında göze görünen şeytan veya cin gibi var­lıklar", göz + dañdı > gözdañdı "körebe".

Yukarıdaki örneklerden "albassı"da bilinen geçmiş zaman eki kalıp-laştıktan sonra "-sı" şekline girmiştir. Bu durum, Türkmencede "sd/st" ünsüzlerinin iler­le­yi­ci benzeşme yoluyla bazı örneklerde "-ss" şeklini alma-sından kaynaklan­mış­tır.

İsimle "-an/-en" sıfat-fiil eki almış fiilin bir araya getirilmesiyle yapı-lanlar: daaş + deşen > daaşdeşen "ağaçkakan", yel + yırtan > yelyırtan "baş örtüsü, şal".

İsimle "-ar/-er" sıfat-fiil eki almış fiilin bir araya getirilmesiyle yapı-lanlar: at + bakar > atbakar "seyis", gün + doğar > gündoğar "doğu", orun "yer" + ba­sar > orunbasar "yardımcı, muavin".

4. İki fiilin bir araya getirilmesiyle oluşan birleşik kelimeler: düş + düş > düşdüş "ağ ören, çok ayaklı, zararsız bir böcek", gidi + bermek > gidibermek "git­meye devam etmek; geçip gitmek", goyu + bermek > goybermek "vermek, da­ğıt­mak; bırakmak, salıvermek; yayımlamak".

Son örnek olan "goyu + bermek > goybermek"te kelimelerin birleş­me­sin­den son­ra or­ta hece ünlüsü "u" düş­müştür.

Biri ünlü, diğeri ünsüzle biten iki kelime bir araya gelerek birleşik kelime oluş­turduklarında, ilk keli­menin sonunda bu­lunan ünlü düşmektedir: saarı + uun